Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Suçu (TCK 188) ve Cezası

Uyuşturucu madde ticareti suçu; Türk Ceza Kanunu m. 188 uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin imal, ithal, ihraç edilmesi, ülke içinde satılması, satışa arz edilmesi, başkalarına verilmesi, nakledilmesi veya depolanmasıyla oluşan, en az 10 yıl hapis yaptırımı öngörülen tehlike suçudur. Görevli yargı mercii Ağır Ceza Mahkemesidir.
İçindekiler göster

Uyuşturucu Ticareti Suçunun Cezası Ne Kadardır? (TCK 188 Yasal Yaptırımlar)

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesi, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin yasa dışı ticaretini çok failli ve kademeli seçimlik hareketlerle tanımlamıştır. Yasa koyucu, maddenin ülke sınırlarını aşması veya yurt içinde el değiştirmesine göre farklı hapis ve adli para cezası rejimleri öngörmüştür.

Temel Ticaret Suçunun Cezası (TCK m. 188/3)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke sınırları dahilinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bu amaçlarla bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin bizzat bir çocuğa verilmesi veya satılması durumunda, fail hakkında hükmedilecek hapis cezasının alt sınırı on beş yıldan az olamaz.

İmal, İthal ve İhraç Fiillerinin Cezası (TCK m. 188/1-2)

Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden failler, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası yaptırımıyla karşılaşır. İthalat ve ihracat suçlarında fiil, maddenin gümrük hattından fiilen geçirilmesiyle tamamlanır; gümrük hattını aşamadan yakalanma durumunda eylem teşebbüs aşamasında değerlendirilir.

Cezayı Artıran Nitelikli Haller

Kanun, kamu sağlığı üzerindeki tehlikenin yoğunluğuna ve hedeflenen kitlenin korunmasızlığına binaen aşağıdaki durumlarda temel cezada yarı oranında veya bir kat artırım yapılmasını emreder:

  • Maddenin Cinsi Bakımından Artırım (TCK m. 188/4-a): Suça konu uyuşturucunun eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri (bonzai) veya bazmorfin olması halinde, tayin edilecek temel ceza yarı oranında artırılır. Bu halde hapis cezasının alt sınırı doğrudan 15 yıla yükselir.
  • Mesafe Kuralı ve Kamusal Alanlar (TCK m. 188/4-b): Suçun; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi alanların fiziki sınırlarından itibaren iki yüz metrelik mesafe sınırı dahilinde işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır. Mesafe tespiti bilirkişi marifetiyle harita, kroki ve mahallinde yapılacak keşif işlemiyle tereddütsüz saptanmalıdır.
  • Faillerin Sayısı ve Örgütlü Faaliyet (TCK m. 188/5): Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından iştirak halinde işlenmesi cezanın yarı oranında; suç işlemek amacıyla teşekkül etmiş bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi ise cezanın bir kat artırılması sebebidir.
  • Meslek ve Sanat Kolaylığı (TCK m. 188/8): Fiilin tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant gibi meslek mensuplarınca icra edilmesi halinde temel ceza yarı oranında artırılarak tatbik edilir.
Eylem ve Nitelikli Hal Yasal Dayanak Hapis Cezası Aralığı Adli Para Cezası
Ülke İçi Ticaret (Satma, Devretme, Nakletme) TCK m. 188/3 10 Yıl – 20 Yıl 1.000 – 20.000 Gün
Maddenin Çocuğa Satılması / Devri TCK m. 188/3 (2. Cümle) 15 Yıl – 30 Yıl 1.000 – 20.000 Gün
İmal, İthal ve İhraç Eylemleri TCK m. 188/1 20 Yıl – 30 Yıl 2.000 – 20.000 Gün
Nitelikli Madde (Kokain, Eroin, Bonzai vb.) TCK m. 188/4-a Temel Ceza 1/2 Artırılır (Asgari 15 Yıl) Artırımlı Uygulanır
200 Metre Mesafe Şartı (Okul, İbadethane vb.) TCK m. 188/4-b Temel Ceza 1/2 Artırılır (Asgari 15 Yıl) Artırımlı Uygulanır
Üç veya Daha Fazla Kişiyle Birlikte İşlenmesi TCK m. 188/5 Temel Ceza 1/2 Artırılır Artırımlı Uygulanır

Uyuşturucu Ticareti (TCK 188) ile Kullanmak İçin Bulundurma (TCK 191) Ayrımı

Sanığın şahsi kullanımı için mi yoksa ticaret saikiyle mi hareket ettiği hususu, verilecek cezanın alt sınırını 10 yıldan 2 yıla kadar değiştiren temel eksendir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun istikrar kazanmış ilkesel kararlarında, bu ayrımın tayininde 5 objektif ölçüt aranmaktadır:

1. Maddenin Miktarı ve Kişisel Kullanım Eşikleri

Failin zilyetliğinde bulunan uyuşturucunun miktarı, kullanım sınırları dahilinde kalmalıdır. Adli Tıp Kurumu verilerine dayanan yargısal kabullerde; günlük ortalama kullanım miktarı ve failin maddeye erişim periyotları esas alınır. Kişisel yıllık ihtiyacı bariz şekilde aşan miktarlarda madde bulundurulması, ticari kastın varlığına güçlü bir emare kabul edilir.

2. Paketleme, Ambalajlama Düzeni ve “Fişekleme”

Maddenin blok veya tek parça halinde saklanması ile tüketime ve satışa hazır biçimde küçük çıkılar, şeffaf kilitli poşetler veya alüminyum folyolar içinde eşit gramajlarda bölünmüş (“fişeklenmiş”) vaziyette bulunması farklı değerlendirilir. Satışa hazır çoklu ambalajlar ticari kastın göstergesidir.

3. Maddi Teçhizat ve Kullanım Aparatları

Olay mahallinde miligramlık hassas terazi, uyuşturucu paketleme aparatları ve presleme düzeneklerinin ele geçirilmesi ticari faaliyete işaret eder. Buna karşın failin üzerinde uyuşturucu tüketiminde kullanılan kova, pipet, çarşaf gibi aparatların bulunması ve biyolojik numunelerinde (kan/idrar) etken maddenin saptanması kullanım savunmasını somutlaştırır.

4. Maddenin Bulundurulduğu Mekan ve Saklama Şekli

Uyuşturucunun failin kolaylıkla ulaşabileceği ev, yatak odası gibi kişisel alanlarda mı; yoksa toprağa gömülü, motor bloklarına gizlenmiş, gizli bölmeli (“zulalı”) alanlarda mı saklandığı incelenir. Gizleme yönteminin profesyonelliği ticari saik lehine değerlendirilir.

5. Failin Sosyo-Ekonomik Durumu ve İletişim (HTS) Verileri

Maddi geliri asgari seviyede olan bir şahsın piyasa değeri yüz binlerce lirayı bulan maddeyi elinde bulundurması hayatın olağan akışına aykırı bulunur. Ayrıca failin HTS analizlerinde, uyuşturucu alıcı veya satıcılarıyla suç saatlerinde yoğun baz birlikteliği ve şifreli mesajlaşmalarının tespit edilmesi kastın tespitinde belirleyicidir.

Hukuki Boyut Uyuşturucu Ticareti (TCK m. 188) Kullanmak İçin Bulundurma (TCK m. 191)
Temel Ceza Miktarı 10 Yıldan Az Olamaz (Ağır Ceza) 2 Yıldan 5 Yıla Kadar (Asliye Ceza)
Dava Açılmasının Ertelenmesi (KDAE) Uygulanamaz 5 Yıl Süreyle Zorunlu Olarak Karar Verilir
Denetimli Serbestlik ve Tedavi İnfaz aşamasında genel kurallar işler KDAE süresince asgari 1 yıl denetim uygulanır
Tutuklama Riski Katalog suçtur (CMK m. 100/3), kural olarak tutuklanır Hapis alt sınırı gereği kural olarak tutuklama verilmez
Uzlaştırma Usulü Kapsam dışıdır (CMK m. 253) Kapsam dışıdır (CMK m. 253)

Hukuka Aykırı Arama ve Delil Yasakları (CMK 217/2 Kapsamında Savunma)

Ceza usul hukukunun temel aksiyomu olan delil serbestisi, sınırsız değildir. Anayasa’nın 38/6. maddesinde yer alan “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez” amir hükmü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 217/2. maddesinde “Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir” prensibiyle somutlaştırılmıştır.

Önleme Araması ile Adli Arama Kararı Arasındaki Usul Sınırı

Kolluk uygulamalarında en sık rastlanan usul sakatlığı, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu (PVSK) m. 9 uyarınca verilen genel nitelikli “önleme araması” kararlarına dayanılarak adli işlem tesis edilmesidir. Somut bir suça ilişkin ihbar, takip veya şüphe belirdiği anda önleme araması kararı geçerliliğini yitirir. Bu aşamadan itibaren CMK m. 116-119 uyarınca yetkili hâkimden, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise yetkili Cumhuriyet savcısından yazılı adli arama kararı alınması yasal zorunluluktur.

Hukuka Aykırı Elde Edilen Delillerin Akıbeti ve Beraat Zorunluluğu

Usulüne uygun adli arama kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında yazılı savcılık emri bulunmaksızın yapılan aramalarda ele geçirilen uyuşturucu maddeler “hukuka aykırı delil” hükmündedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere; arama işleminin hukuka aykırı olması durumunda elde edilen maddi bulgu ceza yargılamasında hükme esas alınamaz. Dosyada hukuka uygun biçimde temin edilmiş başkaca mahkûmiyete yeter delil bulunmadığı takdirde, sanık hakkında beraat kararı tesis edilmesi ceza muhakemesi güvencesidir.

Uyuşturucu Ticareti Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK m. 192)

Kanun koyucu, uyuşturucu madde trafiğinin deşifre edilmesi ve faillerin tespiti amacıyla TCK m. 192 ile etkin pişmanlık gösteren kişilere cezasızlık veya cezada indirim imkânı tanımıştır.

Resmi Makamlar Haber Almadan Önce Bildirim (TCK m. 192/1)

Uyuşturucu madde imal veya ticareti suçlarına iştirak etmiş olan fail; kolluk veya adli makamlarca olay haber alınmadan önce bizzat müracaat ederek diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu maddelerin bulunduğu yeri eksiksiz açıklar, bu bilgiler doğrultusunda ortakların yakalanmasını veya maddelerin ele geçirilmesini sağlarsa, fail hakkında cezaya hükmolunmaz.

Soruşturma Başladıktan Sonra Hizmet ve Yardım (TCK m. 192/3)

Suçun yetkili makamlarca öğrenilmesinden sonra, fakat mahkemece ilk derece hükmü kurulmadan önce yakalanan veya teslim olan fail; suçun aydınlatılmasına, diğer iştirakçilerin kimliklerinin ve saklandıkları yerlerin ortaya çıkarılmasına ya da maddenin ele geçirilmesine somut ve elverişli bilgi sunarak katkı sağlarsa, verilecek cezada dörtte birden yarısına kadar indirim yapılır.

Yargıtay Ölçütlerinde “Faydalı Bilgi” Kriteri

Failin TCK 192/3 indiriminden yararlanabilmesi için beyanlarının soyut veya teyit edilemez nitelikte olmaması gerekir. Failin aktardığı verilerin:

  • Adli makamlarca o ana dek bilinmeyen faillerin yakalanmasına doğrudan vesile olması,
  • Kolluğun henüz ulaşamadığı uyuşturucu saklama alanlarını (zula noktalarını) tereddütsüz açığa çıkarması,
  • Soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikte somut, denetlenebilir ve maddi gerçeği teyit edici olması şarttır.

Daha önceden kollukça kimlikleri tespit edilmiş şahısların ismini yinelemek veya yalnızca kendi suçunu ikrar etmek etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını sağlamaz.

Usul Hukuku: Görev, Yetki, Zamanaşımı ve Yargılama Giderleri

Görevli ve Yetkili Mahkeme

TCK m. 188 kapsamındaki suçların yargılamasını yürütmekle görevli mahkeme 5235 sayılı Kanun m. 12 gereğince Ağır Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise CMK m. 12 genel yetki kuralları uyarınca suçun işlendiği yer mahkemesidir. Uyuşturucu naklinde kesintisiz suç söz konusu olduğundan, kesintinin gerçekleştiği (yakalamanın yapıldığı) yer mahkemesi yetkili kılınır.

Dava Zamanaşımı Süreleri (TCK m. 66)

TCK m. 188/3 kapsamındaki suç için ceza üst sınırı 20 yıl hapis olduğundan olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. İddianame düzenlenmesi, sanık savunmasının alınması gibi zamanaşımını kesen işlemler neticesinde uzamış zamanaşımı süresi 22 yıl 6 ay olarak uygulanır. İmal, ithal ve ihraç (TCK 188/1) fiillerinde ise üst sınır 30 yıl hapis olduğundan olağan zamanaşımı 20 yıl, uzamış zamanaşımı ise 30 yıldır.

Uzlaştırma ve Seri Muhakeme Usulü

Uyuşturucu madde ticareti suçu, CMK m. 253’te düzenlenen uzlaştırma ve CMK m. 250’de düzenlenen seri muhakeme usulü kapsamına giren suç tiplerinden değildir. Soruşturma evresi doğrudan kamu davası açılması talepli iddianame tanzimiyle sonuçlanır.

Yargılama Giderleri, Masraflar ve Vekâlet Ücreti (CMK m. 325-327)

Ceza davalarında peşin harç yatırılması usulü bulunmamaktadır; yargılama kamusal bütçeyle yürütülür. Ancak yargılama neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulması durumunda; Adli Tıp Kurumu kimyasal tahlil masrafları, bilirkişi ücretleri, tebligat giderleri ve CMK m. 325 uyarınca yargılama masrafları sanıktan tahsil edilir. Sanığın beraat etmesi halinde ise tüm giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır; ayrıca kendisini vekille temsil ettiren beraat eden sanık lehine Hazine aleyhine maktu avukatlık vekâlet ücretine hükmedilir (CMK m. 327).

Sıkça Sorulan Sorular

Ev veya araç aramasında hassas terazi bulunması doğrudan uyuşturucu ticareti sayılır mı?

Hayır. Hassas terazi ticari faaliyet yönünden önemli bir şüphe kaynağı olmakla birlikte, kefesinde uyuşturucu madde kalıntısının bulunmaması, failin kuyumculuk veya mutfak tartımı gibi meşru bir faaliyet yürütmesi durumunda tek başına mahkûmiyet için yetersizdir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında, yan delillerin kesin ve somut devir olgusuyla birleşmemesi halinde ticaret suçu oluşmaz.

Uyuşturucu ticareti suçundan verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir veya ertelenebilir mi?

Hayır. TCK m. 50 uyarınca yalnızca 1 yıl ve altındaki kısa süreli hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir; TCK m. 51 gereğince de en fazla 2 yıl süreli cezalar ertelenebilir. TCK 188/3 temel alt sınırı 10 yıl hapis olduğundan, bu suçtan kurulan mahkûmiyetlerin ertelenmesi ya da adli para cezasına dönüştürülmesi yasal olarak imkansızdır.

Kan veya idrar tahlilinde uyuşturucu etken madde çıkması ticarete mi kullanıma mı işaret eder?

Failin biyolojik numunelerinde etken madde tespit edilmesi, failin bizzat uyuşturucu “kullanıcısı” olduğunu teyit eder. Ele geçirilen madde miktarı kişisel kullanım sınırları dahilindeyse ve somut bir satış/devir eylemi ispatlanamamışsa, biyolojik delil eylemin TCK m. 191 (kullanmak için bulundurma) kapsamında kalmasını sağlayan kuvvetli bir emaredir.

Yazılı arama kararı ibraz edilmeden yapılan üst aramasında ele geçen madde delil olarak geçerli midir?

CMK m. 116-119 ve Anayasa m. 38/6 emredici kuralları karşısında, yetkili hâkim kararı veya savcının yazılı emri bulunmaksızın icra edilen aramalar hukuka aykırıdır. Bu yolla zapt edilen uyuşturucu maddeler delil yasakları çerçevesinde değerlendirilir ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre mahkûmiyete temel alınamaz.

Uyuşturucu ticareti davalarında tutuksuz yargılanma veya tahliye kararı verilmesi mümkün müdür?

Evet. TCK m. 188 CMK m. 100/3 uyarınca katalog suçlardan olsa dahi tutuklama zorunlu bir tedbir değildir. Dosyadaki delillerin toplanmış olması, ele geçen maddenin miktarı bakımından suç vasfının TCK 191’e (kullanım) dönüşme ihtimali ve hukuka aykırı delil tartışmalarının mevcudiyeti durumunda şüpheli veya sanık hakkında adli kontrol tedbiri uygulanarak tahliye ya da tutuksuz yargılama kararı verilebilir.

Picture of Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen, 2006 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş, 2009 yılında Antalya Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. 2015 yılında kurduğu İşleyen Hukuk Bürosu bünyesinde; kamu ve özel hukuk alanlarında hukuki faaliyetlerini sürdürmektedir.
İletişim & Randevu İŞLEYEN HUKUK BÜROSU
error: Content is protected !!
Antalya Avukat Mustafa İşleyen-İşleyen Hukuk ve Danışmanlık logosu