Karşılıksız Çek Suçu ve Yasal Dayanağı
Ticari hayatta ödeme aracı olarak kullanılan çekin güvenirliğini korumak amacıyla mevzuatımızda özel cezai hükümler tesis edilmiştir. Karşılıksız çek düzenleme fiili, 5941 sayılı Çek Kanunu‘nun 5. maddesinde müstakil bir suç tipi olarak düzenlenmiştir. Düzenlemenin temel amacı, alacaklının bireysel menfaatini korumanın ötesinde, kambiyo senetlerine duyulan kamusal güveni ve ticari tedavül emniyetini teminat altına almaktır.
Çek hesabı sahibi veya yetkili temsilcisi, çekin üzerinde yazılı keşide tarihinde ve yasal ibraz süresi içerisinde muhatap bankada çek bedelini karşılayacak miktarda karşılık bulundurmakla kanunen yükümlüdür. Bu yükümlülüğün kasten veya ihmalen yerine getirilmemesi, ceza sorumluluğunu doğurmaktadır.
Suçun Unsurları ve Yasal İbraz Süreleri
Bir çekin karşılıksız kalması sebebiyle cezai takibat yapılabilmesi için belgenin öncelikle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 780 uyarınca zorunlu unsurları barındıran geçerli bir kambiyo senedi vasfına sahip olması gerekir. Senette; çek kelimesi, kayıtsız şartsız belirli bir bedelin ödenmesi havalesi, muhatap bankanın ticaret unvanı, ödeme yeri, keşide tarihi ve yeri ile keşidecinin ıslak imzası yer almalıdır.
İkinci zorunlu unsur, çekin TTK m. 796’da belirlenen hak düşürücü yasal ibraz süreleri içerisinde muhatap bankaya fiziken veya Takas Odası aracılığıyla ibraz edilmesidir. İbraz süreleri, keşide yeri ile ödeme yerinin coğrafi ilişkisine göre farklılık göstermektedir:
| Keşide Yeri ve Ödeme Yeri İlişkisi | Yasal İbraz Süresi | Sürenin Başlangıcı | Hukuki Sonuç |
|---|---|---|---|
| Aynı İdari Sınır / Aynı Şehir İçinde | 10 Gün | Çek üzerinde yazılı keşide günü | Süresinde ibraz; karşılıksız şerhi vurulabilir. |
| Farklı İdari Sınırlar / Farklı Şehirler Arasında | 1 Ay | Çek üzerinde yazılı keşide günü | Süresinde ibraz; müracaat hakkı ve ceza hakkı doğar. |
| Farklı Kıtalar veya Aynı Kıta Farklı Ülkeler | 1 Ay / 3 Ay | Çek üzerinde yazılı keşide günü | Uluslararası ibraz kuralları işletilir. |
Muhatap banka, süresinde yapılan ibrazda hesapta yeterli bakiye bulunmadığını tespit ederse, çek yaprağının arkasına mevzuat gereğince “karşılıksızdır” kaşesini vurmak, tarihi yazmak ve banka yetkililerinin imzasını tatbik etmekle yükümlüdür. Ayrıca banka, kanunen ödemekle yükümlü olduğu yasal garanti tutarını hamile ödeyerek bu durumu da çek arkasına şerh düşer.
Tüzel Kişilerde (Şirketlerde) Cezai Sorumluluk
Ticari hayatta çeklerin önemli bir bölümü anonim veya limited şirketler adına keşide edilmektedir. Çek Kanunu m. 5/2, tüzel kişiler adına düzenlenen çeklerde cezai sorumluluğun kime ait olacağını tereddüde yer bırakmayacak açıklıkta belirlemiştir.
Çek hesabı bir tüzel kişi adına açılmışsa, karşılıksızdır işleminin yapılmasına sebebiyet veren kişi; tüzel kişinin mali işlerini yürütmekle görevlendirilen yönetim organı üyesi, böyle bir belirleme yapılmamışsa yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilerdir. Çek üzerinde münferit veya müşterek imzası bulunan şirket yetkilisi, çekin ibraz tarihinde karşılığını hesapta bulundurmaktan şahsen cezaen sorumludur. Şirket yetkilisinin sonradan değişmiş olması, çekin ibraz tarihindeki yetkilinin ve keşide anındaki imza sahibinin sorumluluk durumunun incelenmesine engel teşkil etmez.
Cezai Yaptırımlar: Adli Para Cezası ve Hapis İnfazı
Karşılıksız çek düzenleme fiilinin yaptırımı doğrudan hapis cezası değildir. Kanun koyucu kademeli bir infaz modeli benimsemiştir:
- Adli Para Cezası Miktarı: İcra Ceza Mahkemesi, şikayet üzerine her bir çek yaprağı için binbeşyüz güne kadar adli para cezasına hükmeder. Ancak tayin olunacak adli para cezası; çekin üzerinde yazılı bedelden, kısmi ödeme yapılmışsa karşılıksız kalan kısımdan ve bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal tutar düşüldükten sonra kalan miktardan az olamaz.
- Doğrudan Hapis Cezasına Dönüşme: Hükmedilen adli para cezası, ilamın kesinleşmesinden itibaren tebliğ edilen ödeme emrine rağmen süresi içinde ödenmezse, 5275 sayılı Kanun m. 106/3 hükmü uygulanmaz. Yani kamuya yararlı bir işte çalışma tedbiri tatbik edilmeksizin, ödenmeyen adli para cezası doğrudan hapis cezasına dönüştürülür. İcra Ceza Mahkemesi hakimi tarafından verilen bu kararla hükümlü ceza infaz kurumuna alınır.
Çek Düzenleme ve Çek Hesabı Açma Yasağı
Karşılıksız çek davası sonucunda mahkûmiyet kararıyla birlikte, fail hakkında zorunlu olarak “çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı” kararı verilir. Bu karar güvenlik tedbiri niteliğindedir. Mahkeme, yargılama devam ederken dahi koruma tedbiri olarak re’sen veya talep üzerine bu yasağa hükmedebilir.
Yasaklama kararı; hem gerçek kişi fail, hem adına çek düzenlenen tüzel kişi, hem de tüzel kişinin çek düzenlemekle yetkilendirilmiş organ üyeleri hakkında uygulanır. Kesinleşen yasak kararları; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na, Risk Merkezi’ne ve Sermaye Piyasası Kurulu’na elektronik ortamda bildirilir. Yasağa tabi tutulan kişiler, ellerindeki tüm boş çek koçanlarını muhatap bankalara iade etmekle yükümlüdür.
Yargılama Usulü: Görevli Mahkeme ve Hak Düşürücü Süreler
Karşılıksız çek şikayetleri genel ceza mahkemelerinde (Asliye veya Ağır Ceza) değil, özel yetkili kılınan İcra Ceza Mahkemeleri nezdinde görülür. Yargılama, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu‘nun 349 ve devamı maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulü kurallarına tabidir.
Şikayet Hakkı ve Meşru Hamil Sıfatı
Dava açma hakkı yalnızca “karşılıksızdır” işlemini bankaya yaptıran ve ciro silsilesine göre yetkili olan meşru hamile aittir. Çekin ibrazından sonra çeki ciro yoluyla devralan üçüncü kişilerin şikayet hakkı bulunmamaktadır.
Hak Düşürücü Süreler (İİK m. 347)
Şikayet hakkının kullanımı çok sıkı sürelere bağlanmıştır. Hak düşürücü sürelerin geçirilmesi durumunda ceza davası açma hakkı ebediyen düşer:
- Öğrenme Tarihinden İtibaren: Alacaklının çekin karşılıksız kaldığını ve faili öğrendiği tarihten itibaren 3 ay,
- Mutlak Süre: Her hâlükârda karşılıksız işleminin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl içinde yetkili İcra Ceza Mahkemesine yazılı şikayet dilekçesi sunulmalıdır.
Yetkili İcra Ceza Mahkemesi
Yetkili mahkeme Çek Kanunu m. 5/1 uyarınca belirlenir. Hamil, şu yerlerdeki İcra Ceza Mahkemelerinden herhangi birinde şikayet davası açabilir:
- Çekin tahsil amacıyla bankaya ibraz edildiği yer mahkemesi,
- Çek hesabının açıldığı banka şubesinin bulunduğu yer mahkemesi,
- Hesap sahibinin (keşidecinin) yerleşim yeri mahkemesi,
- Şikayetçinin (hamilin) yerleşim yeri mahkemesi.
Ceza Yargılamasında Arabuluculuk Dava Şartı mıdır?
Uygulamada sıklıkla hataya düşülen en temel konulardan biri arabuluculuk müessesesidir. Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak taleplerinde dava şartı arabuluculuk zorunludur. Ancak:
Yargılama Harçları, Masraflar ve Vekâlet Ücreti
İcra Ceza Mahkemesinde görülen karşılıksız çek şikayetleri maktu harca tabidir. Dava açılırken Harçlar Kanunu uyarınca maktu başvurma harcı ile maktu karar ve ilam harcı peşin olarak yatırılır. Bunun yanı sıra sanığa tebligat çıkarılması ve gerekli müzekkerelerin yazılması için gider avansı karşılanmalıdır.
Yargılama neticesinde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi halinde; şikayetçi tarafından yapılan tüm harç ve tebligat giderleri sanıktan tahsil edilerek şikayetçiye ödenir. Ayrıca kendisini vekille temsil ettiren şikayetçi lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilir.
Etkin Pişmanlık, Ödeme ve Yasağın Kaldırılması
Çek Kanunu m. 6, borcun ödenmesini teşvik eden geniş kapsamlı bir etkin pişmanlık rejimi kurmuştur. Borcun ödenmesi, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre farklı hukuki neticeler doğurur:
- Hüküm Verilmeden Önce Ödeme: Karşılıksız kalan çek bedelinin, yasal temerrüt faizi ve takip giderleriyle birlikte tamamen ödenmesi halinde ceza davası düşer.
- Hüküm Kesinleştikten Sonra Ödeme: Mahkûmiyet kararı kesinleştikten sonra borcun tamamen ödenmesi durumunda, hüküm bütün ceza ve güvenlik tedbiri sonuçlarıyla ortadan kalkar. İnfaz aşamasında olan hapis hali derhal sonlandırılır ve hükümlü tahliye edilir.
- Şikayetten Vazgeçme (Feragat): Alacaklının şikayetinden vazgeçmesi halinde de dava düşer, kesinleşmiş ceza infaz edilmez.
Borcun tamamen itfası veya şikayetten vazgeçme halinde, mahkemece çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağının kaldırılmasına karar verilir. Bu karar mahkeme kanalıyla re’sen Risk Merkezi ile bankalara tebliğ edilerek sicil kayıtları terkin edilir.
Yargıtay’ın Yerleşik İlkesel İçtihatları
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ilgili ceza dairelerinin karşılıksız çek yargılamalarına ilişkin yerleşik ve kararlılık kazanmış ilkesel kararları usul hukukunun ana omurgasını teşkil etmektedir:
- Yetkili Hamil İlkesi: Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, ciro silsilesinde kopukluk bulunan veya çeki bankaya ibraz ettikten sonra alacağı temlik sözleşmesi yahut adi ciro ile başkasına devreden kişilerin şikayet hakkı bulunmamaktadır. Şikayet hakkı münhasıran bankaya ibraz anında yasal hamil olan kişiye aittir.
- İbraz Süresinden Sonra Yapılan Ciro: Yargıtay içtihatlarında, ibraz süresi geçtikten sonra yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı, bu yolla çeki devralan kişinin kambiyo hukukuna dayalı cezai şikayet hakkını kullanamayacağı ilkesel olarak kabul edilmektedir.
- Çek Aslının Mahkemeye İbrazı Zorunluluğu: Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasına göre, yargılama sırasında çekin kambiyo vasfını haiz olup olmadığının, üzerindeki zorunlu unsurların ve tahrifat bulunup bulunmadığının bizzat mahkeme hakimi tarafından incelenmesi zorunludur. Çek icra takibine konulmuşsa, icra kasasından getirtilerek incelenmesi veya onaylı örneğinin dosyaya kazandırılması usulün vazgeçilmez şartıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Karşılıksız çek şikayetinde bulunmak için icra takibi başlatmak şart mıdır?
Hayır. Çekin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi (hukuk mahkemeleri usulü) ile İcra Ceza Mahkemesinde açılan karşılıksız çek davası birbirinden tamamen bağımsızdır. Alacaklı, icra takibi başlatmadan da yasal hak düşürücü süreler içinde doğrudan ceza şikayetinde bulunabilir.
Karşılıksız çek adli para cezası taksitle ödenebilir mi?
İcra Ceza Mahkemesi tarafından tayin edilen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı İnfaz Bürosu nezdinde taksitlendirilmesi mümkündür. Taksitlerin süresinde ve tam olarak ödenmesi halinde hapis cezası infaz edilmez; taksitlerden biri aksatıldığında ise kalan bakiye için ceza doğrudan hapse çevrilir.
Şirket müdürü görevden ayrıldıktan sonra ibraz edilen çekten sorumlu olur mu?
Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre ceza sorumluluğu, çekin bankaya ibraz edildiği tarihteki temsil yetkisine ve hesap durumuna göre belirlenir. Ancak keşide tarihinde yetkili olup karşılığı kasten tüketerek istifa eden veya devreden kişilerin kast durumu mahkemece somut olayın delillerine göre ayrıca değerlendirilir.
