2026 Yaralanmalı Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama Aracı

Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama 2026 | İşleyen Hukuk

2026 Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama

TRH-2010 Tablosu ve 2026 Resmi Asgari Ücret Verilerine Göre

*Boş bırakırsanız 2026 Net Asgari Ücret (28.075,50 TL) baz alınır.
0,00 TL
Tahmini Maddi Tazminat (İş Göremezlik)
Hesaplanan Yaş 0
Bakiye Ömür (TRH-2010) 0 Yıl
Aktif / Pasif Dönem 0 / 0 Yıl
Uygulanan İndirimler Yok
ℹ️ Aktüeryal Not: Hesaplama, Yargıtay'ın kabul ettiği TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 Teknik Faiz iskonto yöntemi (Devre Başı Ödemeli Rant) kullanılarak yapılmıştır.

Trafik Kazası Tazminatı: Hukuki Nitelik, Yasal Dayanak ve Kapsam

Trafik kazaları, ne yazık ki sadece araçlarda meydana gelen maddi hasarlarla sınırlı kalmamakta; çoğu zaman sürücülerin, yolcuların veya yayaların hayatını derinden etkileyen bedensel zararlara yol açmaktadır. Bir anlık dikkatsizlik sonucu yaşanan yaralanmalar, kişinin sadece o anki sağlığını değil, tüm çalışma hayatını ve ekonomik geleceğini ipotek altına alabilir. Türk Hukuk Sistemi, trafik kazası sonucu bedensel bütünlüğü zedelenen (yaralanan) veya sakat kalan kişilerin, bu olay nedeniyle uğradıkları maddi kayıpları telafi edebilmeleri için “Bedeni Hasar Tazminatı” mekanizmasını geliştirmiştir.

Halk arasında “Sigorta Parası” veya “Sakatlık Tazminatı” olarak da bilinen Sürekli İş Göremezlik Tazminatı, basit bir ödeme değil; kişinin kaza olmasaydı elde edeceği muhtemel gelir ile kaza sonrası azalan çalışma gücü arasındaki farkın hesaplanmasıdır. Bu hesaplama; kişinin yaşı, geliri, kusur durumu ve tıbbi maluliyet oranı gibi onlarca değişkenin, aktüeryal formüllerle analiz edilmesini gerektirir. Sayfamızın en üst kısmında yer alan “2026 Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Aracını” kullanarak, karmaşık bilirkişi formülleriyle boğuşmadan, TRH-2010 yaşam tablosuna göre hak edebileceğiniz muhtemel tazminat tutarını saniyeler içinde öğrenebilirsiniz.

Yasal Dayanak: Türk Borçlar Kanunu ve Kusur Sorumluluğu

Trafik kazasından doğan tazminat hakkı, Türk hukukunun temel taşı olan 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine dayanır. Kanun koyucu, zarar görenin haklarını şu maddelerle güvence altına almıştır:

  • TBK Madde 49 (Haksız Fiil Sorumluluğu): “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmü yer alır. Trafik kazası hukuken bir “haksız fiil”dir. Dolayısıyla, kazaya kusuruyla sebebiyet veren sürücü (ve onun sigortacısı), mağdurun tüm zararını karşılamak zorundadır.
  • TBK Madde 54 (Bedensel Zararlar): Kanun, yaralanma durumunda talep edilebilecek zararları sınırlı sayıda saymıştır. Buna göre mağdur;
    1. Tedavi Giderleri: Kaza nedeniyle yapılan hastane, ilaç, protez vb. harcamalar.
    2. Kazanç Kaybı: İyileşme süreci boyunca (Geçici İş Göremezlik) çalışılamayan dönem için uğranılan gelir kaybı.
    3. Çalışma Gücünün Azalmasından Doğan Kayıplar: Kalıcı sakatlık (Sürekli İş Göremezlik) nedeniyle gelecekteki potansiyel gelir kaybı.
    4. Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından Doğan Kayıplar: Sakatlık, kişinin mesleki yükselişine engel olacaksa talep edilen ek tazminat.

Sigorta Şirketinin Sorumluluğu ve KTK Hükümleri

Tazminatın asıl muhatabı çoğu zaman kazayı yapan şahıs değil, o aracın sigorta şirketidir. Bu sorumluluk 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ile düzenlenmiştir:

KTK Madde 85 ve 91 uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına sebep olursa, araç işleteni bu zarardan sorumludur. Ancak devlet, mağdurun tazminatını garanti altına almak için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı (Trafik Sigortası) şart koşmuştur. Bu sayede mağdur, karşısında ekonomik gücü olan bir sigorta şirketi bulur. 2026 yılı itibarıyla güncellenen teminat limitleri çerçevesinde, sigorta şirketleri kişi başına 3.600.000 TL‘ye kadar olan bedeni zararları (Sakatlık ve Ölüm) karşılamakla mükelleftir.

“Aktüeryal Hesap” Neden Önemlidir?

Yaralanmalı trafik kazalarında tazminat, basit matematiksel işlemlerle belirlenemez. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre hesaplama, bir “Varsayım” üzerine kuruludur. Mağdurun kaza yapmasaydı hayatı boyunca (Bakiye Ömrü) ne kadar kazanacağı ve sakatlığı nedeniyle bu kazancın ne kadarını kaybedeceği, TRH-2010 (Türkiye Hayat Tablosu) verileri kullanılarak hesaplanır. Yukarıdaki hesaplama aracımız, tam da bu aktüeryal standartları (Devre Başı Ödemeli Rant formülü) kullanarak, size mahkeme sonucuna en yakın veriyi sunmak için tasarlanmıştır.

2026 Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Yöntemi: Formüller, TRH-2010 ve Aktüeryal Değişkenler

Trafik kazası tazminatı hesaplaması, internet üzerinde bulunan basit matematiksel işlemlerle karıştırılmamalıdır. Bu hesaplama; hukuk, matematik ve istatistik biliminin kesiştiği “Aktüerya” alanına giren, uzmanlık gerektiren bir süreçtir. Mahkemelerde görevlendirilen bilirkişiler, mağdurun tazminatını hesaplarken Yargıtay’ın belirlediği standart formülleri (Devre Başı Ödemeli Rant) ve yaşam tablolarını kullanır. Bir vatandaşın, sadece maaşını ve yaşını çarparak bulduğu sonuç, genellikle hukuki gerçeklikten ve mahkeme kararından çok uzaktır.

Özellikle 2026 yılı itibarıyla güncellenen sigorta teminat limitleri ve net asgari ücretin 28.075,50 TL olarak belirlenmesi, tazminat tavanlarını ciddi oranda yükseltmiştir. Sayfamızın en üstündeki Akıllı Hesaplama Aracı, arka planda çalışan karmaşık algoritmaları saniyeler içinde işleyerek size en doğru sonucu verir. Peki, bu robot ve mahkeme bilirkişileri hangi formülleri kullanıyor? İşte sistemin işleyiş mantığı.

1. 2026 Yılı Kritik Mali Veriler ve Limitler Tablosu

Tazminat hesaplamasının iskeletini, o yılın ekonomik verileri oluşturur. Aşağıdaki tablo, 2026 yılında bir trafik kazası mağdurunun alabileceği maksimum tutarları ve hesaplamada kullanılan temel parametreleri göstermektedir.

Parametre / Veri 2026 Değeri (Güncel) Hesaplamadaki Etkisi
Sigorta Teminat Limiti (Kişi Başı) 3.600.000 TL Alınabilecek maksimum “Trafik Sigortası” ödemesi. (Aşan kısım araç sahibinden istenir)
Net Asgari Ücret (2026) 28.075,50 TL Geliri belirsiz olanlar, işsizler ve pasif dönem hesabı için taban tutar.
Yaşam Tablosu TRH-2010 Kişinin kaç yıl daha yaşayacağının (Bakiye Ömür) istatistiksel tespiti.
Teknik Faiz (İskonto) %1.8 Gelecekteki paranın bugünkü değerine indirgenmesi (Peşin Sermaye Değeri).

2. “TRH-2010” ve Bakiye Ömür Kavramı

Eskiden mahkemeler, Fransa kaynaklı “PMF-1931” yaşam tablosunu kullanırdı. Bu tablo, insanların daha erken öleceğini varsayıyordu. Ancak Yargıtay’ın güncel içtihatlarıyla artık TRH-2010 (Türkiye Hayat Tablosu) kullanılmaktadır. Bu tablo, Türkiye şartlarında bir kişinin ortalama ne kadar yaşayacağını cinsiyete göre istatistiksel olarak belirler. Örneğin; 30 yaşındaki bir erkeğin kalan ömrü (bakiye ömrü) ile 30 yaşındaki bir kadının kalan ömrü aynı değildir (İstatistiksel olarak kadınların yaşam beklentisi daha yüksektir). Hesaplama aracımız, girdiğiniz cinsiyet ve yaş verisini alarak TRH-2010 tablosundan “Bakiye Ömrünüzü” otomatik çeker.

3. Aktif ve Pasif Dönem Ayrımı

İş göremezlik tazminatı, sadece çalışabildiğiniz yılları değil, ölene kadar geçecek tüm süreyi kapsar. Yargıtay uygulamasına göre hesaplama iki döneme ayrılır:

  • Aktif Dönem (Çalışma Hayatı): Kişinin 60 yaşına kadar olan süresidir. Bu dönemde tazminat, kişinin ispatlanabilir gerçek maaşı üzerinden hesaplanır.
  • Pasif Dönem (Emeklilik): 60 yaşından, bakiye ömrün sonuna kadar olan süredir. Yargıtay, bu dönemde kişinin emekli olacağını ve gelirinin asgari geçim standartlarına düşeceğini varsayar. Bu nedenle pasif dönem hesabı, daima Asgari Ücret üzerinden yapılır.

4. Formülün Mantığı: Neden İskonto Yapılır?

Sigorta şirketi veya borçlu, size önümüzdeki 40 yılın maaşını her ay ödemez; tüm parayı “Peşin” olarak tek seferde öder. Hukuk mantığına göre, elinize toplu geçen paranın bir “Getirisi (Faiz/Yatırım geliri)” olacaktır. Bu sebeple, gelecekteki yıllar için hesaplanan tutardan, %1.8 Teknik Faiz oranıyla iskonto (indirim) yapılır. Hesaplama araçlarının çoğunun hata yaptığı nokta burasıdır; iskonto yapmadan düz çarpma işlemi yaparlar ve sonuç fahiş çıkar. Bizim aracımız, Yargıtay’ın kabul ettiği bu teknik iskontoyu (Kn Katsayısı) otomatik olarak uygular.

💡 İPUCU: Bedensel zararlarınızın yanı sıra, kazaya karışan aracınızda da maddi hasar meydana gelmiş olabilir. Aracınız onarılsa bile “Tramer Kaydı” nedeniyle piyasa değerinde düşüş yaşanacaktır. Bu kaybınızı hesaplamak için sitemizdeki 2026 Araç Değer Kaybı Hesaplama Aracını kullanarak, aracınızdaki maddi kaybı da ayrıca öğrenebilirsiniz.

Yargıtay Yerleşik İçtihatları Işığında Trafik Kazası Tazminatları: Kritik Püf Noktalar

Trafik kazası tazminatı hesaplamaları, kağıt üzerinde matematiksel bir işlem gibi görünse de, bu hesaplamanın hukuki zemini Yargıtay’ın yıllar içinde geliştirdiği ilkelerle doludur. Sigorta şirketleri, ticari kaygılarla genellikle tazminatı minimumda tutacak yorumları tercih ederken; Yargıtay, “Zarar görenin tam tazmini” ilkesini savunur. Hesaplama robotumuzun size sunduğu rakamın tahsil kabiliyeti, bu ince hukuki çizgilerin ne kadar doğru yönetildiğine bağlıdır. İşte 2026 yılı itibarıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin bedeni zararlarda aradığı temel kriterler.

1. “Efor Kaybı” ve Maaşın Değişmemesi İlkesi

Trafik kazası mağdurlarının en sık düştüğü yanılgı, “Kazadan sonra işime geri döndüm, maaşım da düşmedi, o halde tazminat alamam” düşüncesidir. Oysa Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; kişi sakat kalsa bile aynı işi yapmaya ve aynı maaşı almaya devam edebilir. Ancak, sakatlığı nedeniyle o işi yaparken, sağlıklı bir insana göre daha fazla efor (çaba) sarf etmektedir. Yargıtay, bu fazladan sarf edilen eforu, “Ekonomik bir değer” olarak kabul eder ve “Efor Kaybı Tazminatı” ödenmesine hükmeder. Dolayısıyla, maaşınız düşmese bile maluliyet oranınız kadar tazminat hakkınız saklıdır.

2. İyileşme Süresi: “Geçici İş Göremezlik”

Tazminat sadece kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) için ödenmez. Kaza tarihinden, iyileşip iş başı yapılana kadar geçen süreye “İyileşme Süresi” denir. Yargıtay’a göre; bu süreçte kişi çalışamadığı için gelir kaybına uğramıştır. Eğer maaşını almaya devam ettiyse bile, vücut bütünlüğü zedelendiği için bu dönem için de ayrıca tazminat hesaplanmalıdır. Sağlık kurulu raporlarında “İyileşme süresi X aydır” ibaresinin yer alması, bu ek tazminatı almanızı sağlar.

3. Kritik Süre: “Uzamış Ceza Zamanaşımı”

Trafik kazalarında zamanaşımı konusu hayati önem taşır. Türk Borçlar Kanunu’na göre haksız fiillerde zamanaşımı 2 yıldır. Sigorta şirketleri genellikle bu 2 yıllık süreyi öne sürerek talepleri reddetme eğilimindedir. Ancak burada çok önemli bir hukuki detay vardır: “Uzamış Ceza Zamanaşımı”.

Eğer trafik kazası sonucunda bir “Yaralanma” veya “Ölüm” varsa, bu olay Türk Ceza Kanunu’na göre “Suç” (Taksirle Yaralama/Öldürme) teşkil eder. Yargıtay’a göre; suç teşkil eden fiillerde, ceza davası için öngörülen daha uzun zamanaşımı süreleri (8 yıl, 15 yıl gibi), tazminat davası için de uygulanır. Yani kaza üzerinden 2 yıl geçmiş olsa dahi, yaralanmalı kazalarda 8 yıla kadar tazminat talep etme hakkınız devam edebilir. Bu detayı bilmemek, binlerce liralık hakkın yanmasına neden olmaktadır.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar ve Riskler

Mağdurların haklarını ararken veya sigorta şirketleriyle uzlaşırken en sık yaptıkları, geri dönüşü olmayan hatalar şunlardır:

  • Acele “İbraname” İmzalamak:
    Sigorta şirketleri, kaza sonrası mağdura hızlıca düşük bir ödeme yaparak “Başka hiçbir alacağım kalmamıştır” yazılı belge (ibraname) imzalatmak isteyebilir. Yargıtay’a göre; ödenen miktar ile hesaplanması gereken gerçek miktar arasında “fahiş fark” varsa, bu ibraname 2 yıl içinde iptal edilebilir. Ancak süreci uzatmamak adına, uzman görüşü almadan asla imza atılmamalıdır.
  • Maluliyet Raporunu Yanlış Yerden Almak:
    Tazminatın temelini “Maluliyet Raporu” oluşturur. Devlet hastanesinden alınan basit bir “Durum Bildirir Rapor”, tazminat hesabı için yeterli değildir. Raporun, “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine uygun, Adli Tıp veya Üniversite Hastanesi onaylı ve kaza ile illiyet bağını kuran bir rapor olması şarttır. Yanlış rapor, davanın reddine yol açar.
  • Bakıcı Giderini İstemeyi Unutmak:
    Eğer kaza sonucu geçici veya sürekli olarak başkasının bakımına muhtaç hale geldiyseniz (Örn: Alçıdayken yemek yiyememe, yürüyememe vb.), aileniz size baksa dahi, “Bakıcı Gideri Tazminatı” talep edebilirsiniz. Yargıtay, aile fertlerinin bu hizmeti ücretsiz yapmasının, tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağına hükmetmiştir.
  • Sadece Sigortayı Muhatap Almak:
    2026 yılı için sigorta limiti 3.600.000 TL’dir. Eğer zararınız bu tutarı aşıyorsa (genç yaşta yüksek maluliyet gibi), artan kısım için sigortaya değil, doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve araç sahibine dava açmanız gerekir. Muhatabı yanlış belirlemek, tahsilatı imkansız kılabilir.

Trafik kazası tazminat davaları, “tazminat hukuku” tekniklerini, “sigorta hukuku” prosedürlerini ve “aktüeryal hesap” bilgisini aynı anda gerektirir. Haklı olduğunuz bir davada usul hatası yapmamak için sürecin profesyonelce yönetilmesi şarttır.

Trafik Kazası Tazminatı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (2026 Rehberi)

Trafik kazası sonrası tazminat süreçleri, hem tıbbi hem de hukuki prosedürlerin iç içe geçtiği karmaşık bir yapıdır. Sayfamızın başındaki hesaplama robotunu kullanan ziyaretçilerimizin ve danışanlarımızın en sık yönelttiği soruları, güncel Yargıtay kararları ışığında yanıtladık.

1. %100 kusurlu sürücü sakatlık tazminatı alabilir mi?

Hayır, alamaz. Türk hukukunda “Kimse kendi kusurundan menfaat sağlayamaz” ilkesi geçerlidir. Eğer kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda %100 (tam) kusurluysanız, kendi Zorunlu Trafik Sigortanızdan bedeni hasar tazminatı talep edemezsiniz. Ancak, aracınızda “İhtiyari Mali Mesuliyet” veya “Ferdi Kaza Koltuk Sigortası” gibi ek teminatlar varsa, bu poliçelerden cüzi miktarda ödeme alınabilir.

2. Araçtaki yolcular tazminat alabilir mi?

Evet, yolcular tazminat alma konusunda en avantajlı gruptur. Yolcu, kazanın oluşumunda (direksiyona müdahale etmediği sürece) kusursuz kabul edilir. Kaza yaptığınız araçtaki sürücü %100 kusurlu olsa dahi, o aracın sigortasından tazminat alabilirsiniz. Yolcu için sürücünün kusuru, tazminat hakkını engellemez.

3. Tazminat davası ne kadar sürer?

Bu süre, seçilen hukuki yola göre değişir. Eğer “Sigorta Tahkim Komisyonu” yolu tercih edilirse, dosya ortalama 4 ila 8 ay içinde sonuçlanır. Ancak süreç doğrudan “Asliye Ticaret Mahkemeleri”nde dava yoluyla yürütülürse, Adli Tıp raporlarının beklenmesi ve duruşma yoğunluğu nedeniyle süreç 2 ila 3 yıl sürebilir. Bu nedenle Tahkim yolu genellikle daha hızlıdır.

4. Emekliler veya çalışmayanlar tazminat alabilir mi?

Evet, alabilir. Yargıtay’a göre “Ev Hanımları” veya “İşsizler” de kaza sonucu ev işlerini yaparken veya günlük yaşamlarını sürdürürken zorlandıkları için “Efor Kaybı Tazminatı”na hak kazanırlar. Bu kişiler için hesaplama, 2026 yılı net asgari ücreti (28.075,50 TL) baz alınarak yapılır. Emekliler için ise “Pasif Dönem” hesabı yapılarak tazminat ödenir.

5. Sigortasız bir araç bana çarparsa tazminatı kim öder?

Karşı tarafın trafik sigortası yoksa veya kaçıp gittiyse (faili meçhul), devletin kurduğu “Güvence Hesabı” devreye girer. Yaralanma veya ölüm durumunda, sanki karşı tarafın sigortası varmış gibi Güvence Hesabı’na başvurarak limitler dahilinde (2026 için 3.600.000 TL) tazminatınızı alabilirsiniz. Ancak Güvence Hesabı, araçtaki maddi hasarları değil, sadece bedeni zararları karşılar.

6. Tazminat hesaplamasında “Bakiye Ömür” nedir?

Bakiye ömür, kişinin kaza tarihinden sonra, istatistiksel olarak kaç yıl daha yaşayacağının varsayıldığı süredir. Türkiye’de Yargıtay, hesaplama aracımızın da kullandığı TRH-2010 (Türkiye Hayat Tablosu) verilerini esas alır. Örneğin 30 yaşındaki birinin ortalama 45-50 yıl daha yaşayacağı varsayılır ve tazminat bu süreye yayılarak, toplu para şeklinde hesaplanır.

7. Sigorta şirketinin teklif ettiği parayı kabul etmeli miyim?

Sigorta şirketleri, genellikle “Medikal Rapor” denilen basit raporlarla ve en düşük katsayılarla hesaplama yaparak, gerçek hakkınızın çok altında bir “Sulh” teklifi sunabilir. Bu parayı “Tüm haklarımı aldım, ibra ettim” diyerek imza atıp alırsanız, sonradan aradaki farkı istemeniz zorlaşır. Teklifi kabul etmeden önce mutlaka bir aktüerya hesabı yaptırarak gerçek alacağınızı öğrenmeniz önerilir.

8. Manevi tazminat sigortadan alınabilir mi?

Kural olarak Zorunlu Trafik Sigortası sadece “Maddi” zararları karşılar, manevi tazminatı kapsamaz. Kaza nedeniyle yaşadığınız acı ve elem için manevi tazminat istiyorsanız, bunu sigorta şirketine değil, doğrudan kazaya sebep olan sürücüye ve araç sahibine karşı dava açarak talep etmeniz gerekir.

9. Tazminat miktarı 2026 sigorta limitini aşarsa ne olur?

2026 yılı için kişi başı sakatlık/ölüm teminat limiti 3.600.000 TL‘dir. Eğer genç yaşta ve yüksek maaşlı biriyseniz ve tazminat hesabınız 5.000.000 TL çıktıysa; sigorta şirketi sadece 3.6 Milyon TL’yi öder. Geriye kalan 1.4 Milyon TL için kazayı yapan sürücüye ve araç sahibine karşı icra takibi veya dava yoluna gitmeniz gerekir.

10. Avukat tutmak zorunlu mudur?

Kanunen avukat tutma zorunluluğu yoktur, başvuruyu kendiniz de yapabilirsiniz. Ancak trafik kazası tazminatları; “Maluliyet oranının tespiti”, “Kusur durumuna itiraz”, “Aktüeryal hesaplama” ve “Tahkim prosedürü” gibi çok teknik detaylar içerir. Sigorta şirketlerinin profesyonel hukuk departmanları karşısında hak kaybı yaşamamak ve eksik ödeme almamak adına sürecin uzman bir avukatla yürütülmesi menfaatinizedir.

Hak Kaybı Yaşamayın

Bu sayfada yer alan 2026 Yaralamalı Trafik Kazası Tazminat Hesaplama Aracı ve paylaşılan bilgiler, Türk Borçlar Kanunu, Karayolları Trafik Kanunu ve güncel Yargıtay içtihatları esas alınarak genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır.

Bedeni hasar tazminatları, her somut olayın özelliğine (Kaza tarihi, maluliyet raporunun niteliği, kusur durumu, bakıcı ihtiyacı vb.) göre büyük farklılıklar gösterebilir. Hesaplama aracımızın verdiği sonuç bir “ön bilgi” niteliğinde olup, kesin alacak miktarınızın tespiti ve sigorta şirketlerinden tam olarak tahsili için Tazminat Hukuku alanında uzman bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız, geri dönüşü olmayan hak kayıplarını ve zamanaşımı riskini önlemek adına önemle tavsiye olunur.

Picture of Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen, 2006 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş, 2009 yılında Antalya Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. 2015 yılında kurduğu İşleyen Hukuk Bürosu bünyesinde; kamu ve özel hukuk alanlarında hukuki faaliyetlerini sürdürmektedir.
İletişim & Randevu İŞLEYEN HUKUK BÜROSU
error: Content is protected !!
Antalya Avukat Mustafa İşleyen-İşleyen Hukuk ve Danışmanlık logosu