2026 Güncel Nafaka ve Artış Oranı Hesaplama Robotu

Nafaka Hesaplama Robotu 2026 | İşleyen Hukuk

Nafaka Hesaplama Robotu 2026

İştirak & Yoksulluk Nafakası ve TÜFE Artış Oranı

Yeni Nafaka Hesapla
Nafaka Artış Hesapla
*Maaş, prim, kira vb. tüm düzenli gelirler dahildir.
*Yoksulluk nafakası için belirleyicidir.
TAHMİNİ NAFAKA TABLOSU
Gelir Bazı 0 TL
İştirak Nafakası (Toplam) 0 TL
Yoksulluk Nafakası (Eş) 0 TL
⚠️ Bilgi: TMK md. 175 uyarınca, boşanmada ağır kusurlu olan taraf yoksulluk nafakası alamaz. Bu nedenle eş nafakası hesaplanmamıştır.
ℹ️ Bilgi: Yargıtay uygulamasına göre, nafaka yükümlüsü asgari ücretli olsa dahi, çocukların bakımı için (İştirak) asgari bir katkı sunmak zorundadır.
TAHMİNİ TOPLAM NAFAKA ARALIĞI 0 TL - 0 TL *Hakimin takdirine göre ±%10 değişiklik gösterebilir.
ARTIŞ HESAPLAMA SONUCU
Eski Nafaka 0 TL
Artış Oranı %0
Fark (Zam Miktarı) 0 TL
YENİ DÖNEM NAFAKA MİKTARI 0 TL

Türk Medeni Hukukunda Nafaka Kurumu: Yasal Çerçeve, Amaç ve 2026 Perspektifi

Boşanma süreci, taraflar için sadece duygusal bir kopuş değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik yeniden yapılanma sürecidir. Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte, taraflardan birinin karşılaşabileceği ekonomik yoksunluğu gidermek ve müşterek çocukların bakım giderlerini güvence altına almak amacıyla hukuk sistemimiz “Nafaka” kurumunu düzenlemiştir. 2026 yılı itibarıyla değişen asgari ücret, enflasyon oranları ve yaşam maliyetleri, nafaka miktarlarının belirlenmesinde geçmiş yıllara nazaran çok daha hassas bir hesaplama yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Mahkemelerin takdir yetkisi geniş olsa da, bu takdir yetkisi Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıyla belirli sınırlara ve oranlara oturtulmuştur.

Nafaka, halk arasında bilinenin aksine tek tip bir ödeme değildir. Boşanma davasının hangi aşamada olduğuna (dava süreci veya karar sonrası) ve nafakanın kime ödendiğine (eş veya çocuk) göre hukuki niteliği ve hesaplama yöntemi değişir. Bu karmaşık değişkenler arasında kaybolmamanız ve 2026 yılı standartlarına göre hak ettiğiniz veya ödemeniz gereken tutarı net görebilmeniz için, sayfamızın en üst kısmında yer alan “2026 Akıllı Nafaka ve Artış Hesaplama Robotu”nu kullanarak, Yargıtay kriterlerine uygun bir ön izleme yapabilirsiniz.

Yoksulluk Nafakası ve Yasal Dayanağı (TMK Madde 175)

Eşlerden birinin, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması durumunda, diğer eşten talep edebileceği nafaka türü “Yoksulluk Nafakası”dır. Bu kurumun temel dayanağı 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 175. Maddesidir. Kanun koyucu bu maddede nafakanın şartlarını şu şekilde belirlemiştir:

“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Bu madde metninden çıkarılması gereken iki kritik sonuç vardır:
1. Kusur Dengesi: Nafaka talep eden eşin, boşanmaya neden olan olaylarda diğer eşten “daha fazla kusurlu” olmaması gerekir. Eğer mahkeme sizi “Tam Kusurlu” veya eşinizden “Daha Ağır Kusurlu” bulursa, ekonomik durumunuz ne kadar kötü olursa olsun yoksulluk nafakası alamazsınız. Sayfamızdaki hesaplama aracında yer alan “Kusur Durumu” seçeneği, bu hukuki filtreyi otomatik olarak uygular.
2. Mali Güç Oranı: Nafaka miktarı, ödeyecek olan tarafın mali gücüyle orantılı olmalıdır. 2026 şartlarında “mali güç” kavramı sadece maaşı değil; primleri, kira gelirlerini ve genel yaşam standardını kapsayan geniş bir kavramdır.

İştirak Nafakası ve Çocuğun Üstün Yararı (TMK Madde 182)

Boşanmanın çocuklar üzerindeki ekonomik etkisini minimize etmeyi amaçlayan nafaka türü ise “İştirak Nafakası”dır. Bu nafaka türü, eşlerin kusur durumundan tamamen bağımsızdır. Yani bir eş, boşanmada %100 kusurlu (örneğin sadakatsiz) olsa dahi, velayet kendisine verilmişse çocukları için iştirak nafakası talep etme hakkına sahiptir. Bu durumun yasal dayanağı TMK Madde 182/2 hükmüdür:

“Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”

Yargıtay’ın güncel uygulamalarına göre; iştirak nafakası borçlusu olan baba (veya anne) çalışmıyor olsa dahi, “beden gücü yerinde ise” asgari ücretle çalışıyormuş gibi nafaka ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle, hesaplama aracımızda gelir kısmını boş bıraksanız veya düşük girseniz bile, sistem Yargıtay’ın bu ilkesi gereği çocuklar için asgari bir geçim tutarını otomatik olarak hesaplamaya dahil eder.

Tedbir Nafakası: Yargılama Sürecindeki Güvence (TMK Madde 169)

Boşanma davası açıldığı andan itibaren, hakimin re’sen (kendiliğinden) alması gereken önlemlerden biri de tarafların barınma ve geçimine ilişkindir. TMK Madde 169 uyarınca, dava süresince ödenen bu nafakaya “Tedbir Nafakası” denir. Tedbir nafakası, boşanma kararı kesinleşinceye kadar devam eder ve karar kesinleştiği an itibarıyla yerini Yoksulluk veya İştirak nafakasına bırakır.

2026 Nafaka Hesaplama Metodolojisi: Yargıtay Kriterleri, Oranlar ve Ekonomik Değişkenler

Nafaka miktarı, Türk hukukunda matematiksel bir kesinlikle (örneğin vergi hesaplaması gibi) kanuna yazılmış sabit bir formüle dayanmaz. Türk Medeni Kanunu, nafaka miktarının belirlenmesini hakimin takdir yetkisine bırakmıştır (TMK m. 4). Ancak bu takdir yetkisi sınırsız değildir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatları, Sosyal Ekonomik Durum (SED) araştırmaları ve ülkenin ekonomik gerçekleri (enflasyon, asgari ücret) çerçevesinde şekillenen “zımni oranlar” mevcuttur. Sayfamızın en üst kısmında yer alan “2026 Akıllı Nafaka Robotu”, arka planında çalışan algoritma ile Yargıtay’ın bu yerleşik oranlarını simüle ederek size en gerçekçi aralığı sunmayı hedefler.

2026 yılı, özellikle yüksek enflasyon ve asgari ücretteki artış beklentileri nedeniyle nafaka miktarlarında radikal bir güncellemeyi zorunlu kılmıştır. Geçmiş yıllarda 500-1000 TL gibi rakamlar “makul” kabul edilirken, 2026 ekonomik projeksiyonlarında bu rakamlar, bir çocuğun veya eşin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılamaktan uzaktır. Bu nedenle mahkemeler, nafaka tayin ederken artık “Yoksulluk Sınırı” ve “Açlık Sınırı” verilerini daha sıkı bir şekilde gözetmektedir.

1. Yargılamada Kullanılan Temel Hesaplama Mantığı

Mahkeme, nafaka miktarını belirlerken “Nafaka Yükümlüsünün Ödeme Gücü” ile “Nafaka Alacaklısının İhtiyaçları” arasında bir denge (terazi) kurar. Bu dengede kullanılan temel formülasyon şöyledir:

(Net Gelir x Uygulanacak Oran) + (Kusur Durumu Çarpanı) = Temel Nafaka

Burada “Net Gelir” kavramı sadece maaşı değil; ikramiye, prim, kira geliri ve hatta banka mevduat faizlerini de kapsar. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamalarına göre ideal oranlar şu şekildedir (Robotumuz bu oranları kullanır):

  • Sadece Eş (Yoksulluk Nafakası): Yükümlünün net gelirinin yaklaşık %20 – %25‘i.
  • Eş + 1 Çocuk: Net gelirin %30 – %35‘i.
  • Eş + 2 Çocuk: Net gelirin %40 – %45‘i.
  • Tavan Sınırı (Yaşam Hakkı): Toplam nafaka miktarı, kural olarak yükümlünün gelirinin %50-60’ını geçmemelidir. Aksi takdirde nafaka yükümlüsünün kendi hayatını idame ettirmesi imkansızlaşır.

2. 2026 Yılı Ekonomik Parametreleri ve Hukuki Yansımaları

2026 yılı için öngörülen ekonomik veriler, nafaka taban fiyatlarını yukarı çekmiştir. Aşağıdaki tablo, 2025 ile 2026 arasındaki temel farkları ve bunun nafaka davalarına yansımasını özetlemektedir:

Parametre 2025 Uygulaması 2026 Projeksiyonu Nafakaya Etkisi
Asgari Ücret (Net) 17.002 TL ~30.000 – 35.000 TL Taban iştirak nafakası %80-100 artış gösterir.
Artış Oranı Esası ÜFE / TÜFE Karışık TÜFE (12 Aylık Ort.) Artış hesaplamalarında standartlaşma sağlanır.
Min. Çocuk Nafakası 1.000 – 1.500 TL 2.500 – 3.000 TL Hakimler, asgari ücretli babadan dahi bu tutarı talep eder.

3. Yıllık Artış (TÜFE) Hesaplama Mantığı

Nafaka, bir kez belirlenip sabit kalan bir borç değildir. Mahkemeler, kararlarında genellikle “Nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan TÜFE (12 aylık ortalama) oranında artırılmasına” hükmeder. Hesaplama aracımızın “Nafaka Artış Hesapla” sekmesi, bu karmaşık işlemi sizin yerinize yapar.

Örnek: 2025 yılında 5.000 TL olan bir nafaka, 2026 yılında %45’lik bir TÜFE artışıyla 7.250 TL’ye yükselir. Bu artışı yapmamak, nafaka borçlusu için “birikmiş nafaka borcu” ve icra takibi riskini doğurur.

💡 ÖNEMLİ İPUCU: Boşanma süreci sadece nafaka ile sınırlı değildir. Eşlerin mal rejiminin tasfiyesi, işçilik alacaklarının (tazminatların) paylaşımı gibi konular da bütçenizi doğrudan etkiler. Eğer boşanma aşamasında işten ayrılma veya tazminat alma durumunuz varsa, potansiyel gelirinizi netleştirmek için sitemizdeki Kıdem Tazminatı Hesaplama aracımızı da kullanarak toplam mali tablonuzu görebilirsiniz.

Yargıtay Yerleşik İçtihatları Işığında Nafaka: Kriterler, Süreler ve Emsal Kararlar

Nafaka hukuku, Türk Medeni Kanunu’ndaki maddelerin ötesinde, büyük ölçüde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun içtihatlarıyla şekillenen dinamik bir alandır. Sayfamızın en üst kısmında yer alan hesaplama robotu, size matematiksel ve ekonomik veriler ışığında bir “tutar” sunar; ancak bu tutarı almaya hak kazanıp kazanmadığınızı veya ne kadar süreyle alacağınızı belirleyen asıl güç, Yargıtay’ın yerleşik ilkeleridir. Bir boşanma davasında haklı olmak yetmez; usuli süreleri kaçırmamak ve talepleri doğru nitelendirmek gerekir.

1. “Eşit Kusur” ve Yoksulluk Nafakası Dengesi

Yargıtay’ın son yıllarda en çok üzerinde durduğu konu “Kusur” prensibidir. Bilindiği üzere, tam kusurlu veya ağır kusurlu eş yoksulluk nafakası alamaz. Ancak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun istikrar kazanmış kararlarına göre; “Eşit kusurlu eş yararına da yoksulluk nafakasına hükmedilebilir.” Eğer boşanma davasında her iki taraf da eşit derecede kusurlu bulunursa (Örn: Biri hakaret etmiş, diğeri evi terk etmişse), kadın çalışmıyorsa ve yoksulluğa düşecekse, hakim takdir yetkisini kullanarak nafakaya hükmedebilir. Bu nedenle “Benim de hatam var, nafaka alamam” düşüncesi hukuken yanlıştır.

2. Asgari Ücretli Babanın İştirak Nafakası Sorumluluğu

İştirak nafakası (çocuk için ödenen nafaka) konusunda Yargıtay’ın tavrı son derece nettir ve “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesini gözetir. Yargıtay kararlarında sıkça vurgulandığı üzere; “Babanın çalışmıyor olması, onu nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz.” Eğer babanın beden gücü yerindeyse ve çalışmasına engel bir sağlık sorunu yoksa, mahkeme bu kişiyi asgari ücretle çalışıyormuş gibi kabul eder ve asgari ücret üzerinden bir nafaka tahakkuk ettirir. Hesaplama aracımızda “Gelir” kısmını boş bıraksanız dahi sistemin otomatik bir asgari tutar atamasının nedeni, Yargıtay’ın bu katı tutumudur.

3. Hak Düşürücü Süreler ve Zamanaşımı Riski (1 Yıl Kuralı)

Nafaka hukukunda en kritik ve telafisi mümkün olmayan konu sürelerdir. Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesi gereğince; evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu şu anlama gelir: Eğer boşanma davası sırasında yoksulluk nafakası talep etmediyseniz, boşanma kararı kesinleştikten sonra en geç 1 yıl içinde ayrı bir dava açarak nafaka talep etmelisiniz. 1 yıl 1 gün sonra açılan dava, haklılığınız ne olursa olsun “Zamanaşımı” nedeniyle reddedilir. İştirak nafakası (çocuk için) bu kurala tabi değildir; çocuk 18 yaşına gelene kadar her zaman talep edilebilir.

Uygulamada Sık Yapılan Hatalar

Boşanma ve nafaka süreçlerinde vatandaşların veya tecrübesiz vekillerin yaptığı usuli hatalar, ciddi hak kayıplarına yol açmaktadır. İşleyen Hukuk Bürosu olarak tespit ettiğimiz en yaygın hatalar şunlardır:

  • “Artış Oranı” Talep Etmeyi Unutmak:
    Mahkemeden nafaka talep edilirken, sadece rakam belirtilip “Yıllık TÜFE oranında artış” talep edilmezse, hakim sadece o günkü rakama hükmeder. Bu durumda her yıl nafaka erir ve her yıl yeniden “Nafaka Artırım Davası” açmak zorunda kalırsınız. Dilekçede mutlaka “İlerleyen yıllar için ÜFE/TÜFE oranında artış” talep edilmelidir.
  • “Asgari Ücretli Çalışıyor” Diye Nafaka İstememek:
    Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; kadının asgari ücretle çalışıyor olması, yoksulluk nafakası almasına engel değildir. Yargıtay, asgari ücreti “yoksulluktan kurtaracak bir gelir” olarak görmemektedir (özellikle büyükşehirlerde). Bu nedenle çalışsanız bile, şartları varsa nafaka talep edebilirsiniz.
  • Anlaşmalı Boşanmada “Nafaka Yoktur” Yazmak:
    Anlaşmalı boşanma protokolüne “Tarafların birbirlerinden nafaka talebi yoktur” yazıldığında, bu feragat kesindir. “O zaman öyle anlaşmıştık ama şimdi durumum kötüleşti” diyerek sonradan yoksulluk nafakası talep edilemez. İştirak nafakası (çocuk) ise kamu düzeninden olduğu için sonradan talep edilebilir, ancak eş nafakası hakkı ebediyen kaybedilir.

Görüldüğü üzere nafaka, sadece bir hesaplama işlemi değil, stratejik bir hukuk mücadelesidir. Hesaplama aracımızla mali tablonuzu gördükten sonra, bu hakları garanti altına alacak hukuki prosedür için bir uzmandan destek almanız, geleceğinizi güvence altına alacaktır.

Nafaka Hakkında En Çok Merak Edilenler (2026 SSS)

Nafaka hukuku, teorik bilginin ötesinde pratik uygulamalarla şekillenen ve her ailenin kendi dinamiğine göre farklılık gösteren bir alandır. Sayfamızın en üstündeki hesaplama robotu ile mali tabloyu görmüş olabilirsiniz; ancak sürecin işleyişine dair aklınıza takılan diğer sorular için, 2026 yılı yasal düzenlemeleri ve Yargıtay’ın en güncel kararları ışığında hazırladığımız cevapları inceleyebilirsiniz.

1. Asgari ücretle çalışan kişi ne kadar nafaka öder?

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre, nafaka yükümlüsünün geliri asgari ücret seviyesinde olsa dahi, çocukların bakımı için (iştirak nafakası) bir miktar ödeme yapması zorunludur. 2026 yılı ekonomik koşullarında, asgari ücretli bir babanın tek çocuk için ödemesi gereken iştirak nafakası ortalama 3.000 TL – 4.500 TL bandında seyretmektedir. Ancak eş için ödenen yoksulluk nafakası, yükümlünün de geçimini zorlaştıracaksa hakim tarafından takdir edilmeyebilir veya çok cüzi tutulabilir.

2. Nafaka ödenmezse hapis cezası var mıdır?

Evet, vardır ancak kendiliğinden işlemez. Nafaka borcunun ödenmemesi durumunda, alacaklı tarafın İcra Ceza Mahkemesi’ne şikayette bulunması gerekir. İcra İflas Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca, nafaka borcunu ihlal eden kişiye 3 aya kadar tazyik hapsi (zorlama hapsi) verilir. Borçlu, hapse girse bile borcu silinmez, ancak borcu ödediği an tahliye edilir. Geçmişe dönük birikmiş nafaka borçları için hapis cezası verilmez, sadece güncel aylık nafakaların ödenmemesi cezai yaptırıma tabidir.

3. Çalışan kadın yoksulluk nafakası alabilir mi?

Halk arasında “çalışan kadın nafaka alamaz” şeklinde yanlış bir inanış vardır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun güncel kararlarına göre; kadının asgari ücretle çalışıyor olması, onu yoksulluktan kurtarmıyorsa (özellikle büyükşehirlerdeki yaşam maliyetleri gözetildiğinde) nafaka almasına engel değildir. Kadının geliri, erkeğin gelirinden çok düşükse ve boşanma ile yaşam standardı ciddi oranda düşecekse, hakim çalışan kadın lehine de uygun bir miktar yoksulluk nafakasına hükmedebilir.

4. Çocuğum 18 yaşını doldurdu, nafaka otomatik kesilir mi?

Evet, “İştirak Nafakası” çocuk 18 yaşını doldurduğu gün (ergin olduğu tarihte) kanunen kendiliğinden sona erer. Bunun için ayrı bir mahkeme kararına gerek yoktur. Ancak, çocuk 18 yaşını doldurmuş olmasına rağmen üniversite eğitimine devam ediyorsa, “Yardım Nafakası” adı altında yeni bir dava açarak eğitim hayatı boyunca babasından (veya annesinden) nafaka talep etme hakkına sahiptir.

5. Nafaka her yıl otomatik olarak artar mı?

Mahkeme kararında “Nafakanın her yıl TÜİK tarafından açıklanan TÜFE oranında artırılmasına” şeklinde bir hüküm varsa, nafaka her yıl otomatik olarak artar ve yeni dava açmaya gerek kalmaz. Ancak eski tarihli kararlarda artış şartı konulmamışsa, nafaka sabit kalır. Bu durumda, nafakanın günümüz ekonomik koşullarına uyarlanması için “Nafaka Artırım Davası” açılması zorunludur. Hesaplama aracımızın “Artış Hesapla” sekmesi, bu oranı belirlemenize yardımcı olur.

6. Boşanmada kusurlu olan eş nafaka alabilir mi?

Yoksulluk nafakası için temel şart, talep eden eşin boşanmaya neden olan olaylarda “daha ağır kusurlu olmaması”dır. Eşit kusur halinde veya daha az kusurlu olma halinde nafaka alınabilir. Ancak tam kusurlu (örneğin zina yapan veya evi terk eden) taraf, ekonomik durumu ne kadar kötü olursa olsun yoksulluk nafakası alamaz. Çocuklar için ödenen iştirak nafakasında ise kusur durumuna bakılmaz.

7. Erkek de yoksulluk nafakası talep edebilir mi?

Evet, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesi cinsiyet ayrımı yapmaz; “taraf” ibaresini kullanır. Eğer erkek, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse ve kadının maddi durumu çok daha iyiyse (Örn: Kadın zengin bir iş insanı, erkek işsizse), erkek de yoksulluk nafakası talep edebilir. Uygulamada az rastlansa da hukuken mümkündür ve emsal kararlar mevcuttur.

8. Sigortasız çalışan eşten nafaka alınabilir mi?

Eşin sigortasız çalışması veya mal varlığını gizlemesi, nafaka yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bu gibi durumlarda mahkeme, kolluk (polis/jandarma) araştırması, tanık beyanları, kredi kartı harcamaları ve yaşam standardını (bindiği araba, gittiği tatil vb.) dikkate alarak “takdiri” bir gelir belirler. Kişi hiç çalışmasa bile “beden gücü yerinde ise” asgari ücret üzerinden nafaka ödemeye mahkum edilir.

9. Nafaka bir defada toplu olarak ödenebilir mi?

Genel kural nafakanın “irat” şeklinde (aylık ödemeler) yapılmasıdır. Ancak taraflar anlaşırlarsa veya hakim uygun görürse, yoksulluk nafakası “toplu ödeme” (tazminat benzeri tek seferlik ödeme) şeklinde de kararlaştırılabilir. Toplu ödemenin avantajı, nafaka alanın yeniden evlenmesi durumunda paranın geri istenememesidir; oysa aylık nafakada evlilik halinde ödeme kesilir.

10. Geriye dönük nafaka talep edilebilir mi?

Boşanma davası açıldığı tarihten itibaren nafaka (tedbir nafakası) işlemeye başlar. Dava 2 yıl sürdüyse ve karar kesinleştiyse, birikmiş 24 aylık nafakayı “birikmiş nafaka alacağı” olarak toplu şekilde icra yoluyla talep edebilirsiniz. Ancak boşanma davası açılmadan önceki dönem için, eğer ayrı bir tedbir nafakası davası açılmamışsa, geriye dönük nafaka istenemez. Nafaka, dava tarihiyle başlar.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Bu sayfada sunulan 2026 Nafaka Hesaplama Robotu ve hukuki bilgiler, Türk Medeni Kanunu hükümleri ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları baz alınarak, ziyaretçilerimize genel bir projeksiyon sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her boşanma davası, tarafların özel durumları, kusur oranları ve ekonomik dengeleri açısından “parmak izi” gibi benzersizdir.

Otomatik hesaplamalar size bir fikir verse de; nafakanın tahsili, artırılması veya kaldırılması gibi teknik süreçlerde yapılacak usuli bir hata, ömür boyu sürecek hak kayıplarına neden olabilir. Maddi ve manevi menfaatlerinizin tam olarak korunabilmesi ve sürecin hukuka uygun yönetilmesi için, alanında uzman bir avukattan hukuki danışmanlık almanız önemle tavsiye olunur.

Picture of Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen, 2006 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş, 2009 yılında Antalya Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. 2015 yılında kurduğu İşleyen Hukuk Bürosu bünyesinde; kamu ve özel hukuk alanlarında hukuki faaliyetlerini sürdürmektedir.
İletişim & Randevu İŞLEYEN HUKUK BÜROSU
error: Content is protected !!
Antalya Avukat Mustafa İşleyen-İşleyen Hukuk ve Danışmanlık logosu