İnfaz Yatar Hesaplama Robotu 2026
5275 Sayılı Kanun ve 7456 Sayılı Düzenleme (31.07.2023) Kapsamında
Türk Ceza İnfaz Hukukunda “Yatar” Kavramı: Yasal Tanım, Kapsam ve Temel Dayanaklar
Ceza yargılaması sonucunda mahkemelerce verilen hapis cezası kararı, sürecin sadece ilk aşamasıdır. Hukuk sistemimizde, bir mahkeme ilamında yazan ceza miktarı (Örneğin: “10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına”), hükümlünün o sürenin tamamını fiilen cezaevi duvarları arkasında geçireceği anlamına gelmez. İşte bu noktada, halk arasında yaygın olarak “Yatar Hesaplama” olarak bilinen, hukuk literatüründe ise “Müddetname Tanzimi” olarak adlandırılan teknik süreç devreye girer. İnfaz hukuku; devletin cezalandırma yetkisini kullanırken, suçlunun yeniden topluma kazandırılması (sosyalizasyon) amacı ile caydırıcılık ilkesi arasında hassas bir denge kurmayı hedefler.
2026 yılı itibarıyla Türk İnfaz Hukuku; suçun işlendiği tarihe, suçun niteliğine (Adi suç, Terör, Cinsel vb.) ve failin yaşına göre değişkenlik gösteren çok katmanlı bir yapıya bürünmüştür. Özellikle 2020 yılında yapılan köklü değişiklikler (7242 Sayılı Kanun) ve 15 Temmuz 2023 tarihinde yürürlüğe giren 7456 Sayılı Kanun ile getirilen geçici düzenlemeler, infaz rejimini adeta bir matematik formülüne dönüştürmüştür. Bu karmaşık yasal labirentte kaybolmamanız ve tahliye tarihinizi en doğru şekilde öngörebilmeniz için, sayfamızın en üst kısmında yer alan “2026 Akıllı İnfaz Hesaplama Robotu”nu kullanarak, güncel mevzuata göre kişiselleştirilmiş bir zaman çizelgesi oluşturabilirsiniz.
Yasal Dayanak: 5275 Sayılı Kanun ve İnfaz Rejimi
İnfaz hesaplamalarının anayasası, 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun‘dur. Bir kişinin cezaevine girdiği andan tahliye olacağı ana kadar geçen süreç, bu kanunun belirlediği şu üç temel evreden oluşur:
- Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Dönemi: Hükümlünün dış dünyayla temasının en aza indirildiği, yüksek güvenlikli dönemdir.
- Açık Ceza İnfaz Kurumu Dönemi: Firara karşı engellerin ve dış güvenlik görevlisinin bulunmadığı, hükümlünün çalıştırıldığı ve topluma uyumun test edildiği evredir.
- Denetimli Serbestlik Tedbiri: Hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmını, cezaevi dışında ancak belirli yükümlülükler (imza atma, seminer vb.) altında geçirmesidir.
Koşullu Salıverilme (Şartlı Tahliye) – Madde 107
İnfaz hukukunun en kritik kavramı olan “Koşullu Salıverilme”, 5275 Sayılı Kanun’un 107. Maddesi‘nde düzenlenmiştir. Kanun koyucu, hükümlünün cezasının tamamını değil, belirli bir oranını (kesir) cezaevinde “iyi halli” olarak geçirmesi durumunda, kalan süreyi dışarıda geçirmesine izin verir. 2026 yılı uygulamalarında bu oranlar suç tipine göre radikal farklılıklar gösterir:
Genel kural olarak “Adi Suçlar”da bu oran 1/2 (Yarısı) iken; Kasten Öldürme, Ağır Yaralama gibi suçlarda 2/3; Terör, Uyuşturucu Ticareti ve Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlarda ise 3/4 veya duruma göre 2/3 olarak uygulanmaktadır. Hangi orana tabi olduğunuzu, yukarıdaki hesaplama aracımızdaki “Suç Türü” menüsünden seçim yaparak anında tespit edebilirsiniz.
Denetimli Serbestlik ve “Yatar” Süresine Etkisi – Madde 105/A
Halk arasında “cezanın yatarı”nı asıl düşüren mekanizma, 5275 Sayılı Kanun’un 105/A Maddesi ile düzenlenen Denetimli Serbestlik kurumudur. Kural olarak, koşullu salıverilmesine 1 yıl kalan iyi halli hükümlüler, cezalarının infazını dışarıda tamamlar. Ancak, 30.03.2020 tarihinden önce işlenen suçlar veya 31.07.2023 tarihi itibarıyla kapalı cezaevinde bulunanlar için getirilen “Geçici Maddeler”, bu süreyi 3 yıla kadar çıkartarak, hükümlülerin çok daha erken tahliye olmasının önünü açmıştır.
Sonuç olarak; bir mahkeme kararındaki “Yıl/Ay” cinsinden ceza, infaz hukuku süzgecinden geçirildiğinde tamamen farklı bir “Yatılacak Süre”ye dönüşür. Bu dönüşümün hukuki temeli, cezanın infazının bir “öç alma” aracı değil, bir “iyileştirme” süreci olması prensibine dayanır.
2026 İnfaz Rejimi: Hesaplama Algoritması, Kritik Tarihler ve Matematiksel Formüller
İnfaz hukuku, Türk hukuk sisteminin en dinamik ve en sık değişen alanıdır. Bir hapis cezasının “yatarı”nı hesaplamak, sadece basit bir çıkarma işlemi değil; suçun işlendiği tarihe göre hangi yasanın uygulanacağını tespit eden kronolojik bir analiz sürecidir. Sayfamızın en üstünde yer alan “2026 Akıllı İnfaz Robotu”, arka planda çalışan karmaşık algoritmasıyla, suç tarihinizi baz alarak “Lehe Kanun” ilkesini otomatik olarak uygular ve size en avantajlı senaryoyu sunar.
2026 yılı itibarıyla infaz rejimini etkileyen en önemli faktör, “Zaman Bakımından Uygulama” ilkesidir. Cezaevinde geçirilecek süre, suçun işlendiği tarihin; 01.07.2016, 30.03.2020 veya 31.07.2023 tarihlerinden önce veya sonra olmasına göre radikal biçimde değişmektedir. Özellikle 15 Temmuz 2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7456 Sayılı Kanun (Halk arasında “Örtülü Af” olarak bilinir), belirli tarihten önce suç işleyenler için “denetimli serbestlik” süresini 3 yıl erkene çekerek infaz rejiminde bir milat oluşturmuştur.
1. İnfaz Hesaplamasının Matematiksel Mantığı (Algoritma)
Hukukçuların ve infaz savcılarının “Müddetname” hazırlarken kullandığı, robotumuzun da temelini oluşturan 4 aşamalı formül şöyledir:
Adım 1: Toplam Gün Hesabı
Hapis cezası önce tamamen “Gün” birimine çevrilir. (1 Yıl = 365 gün, 1 Ay = 30 gün kabul edilir).
Adım 2: İnfaz Oranının Uygulanması (Filtreleme)
Suçun türüne göre yasa koyucunun belirlediği oran uygulanır. Örneğin “Adi Suç” ise ceza yarıya (1/2) indirilir. “Ağır Suç” ise (2/3) veya (3/4) oranında indirim yapılır. Kalan kısım “Çekilmesi Gereken Ceza”dır.
Adım 3: Denetimli Serbestlik Düşümü
Çekilmesi gereken cezadan, hak edilen “Denetimli Serbestlik Süresi” (1 yıl veya 3 yıl) düşülür. Geriye kalan süre “Net Yatar” (Cezaevinde fiilen kalınacak süre) olarak bulunur.
Adım 4: Mahsup İşlemi
Varsa, hüküm kesinleşmeden önce geçirilen gözaltı ve tutukluluk günleri, “Net Yatar”dan düşülür.
2. 2026 Yılında Uygulanan İnfaz Oranları Tablosu
Aşağıdaki tablo, 2026 yılında yürürlükte olan 5275 sayılı Kanun ve ilgili geçici maddelere göre suç türlerinin infaz karşılıklarını göstermektedir:
| Suç Kategorisi | Koşullu Salıverilme Oranı | Denetimli Serbestlik | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Genel / Adi Suçlar | 1/2 (Yarısı) | 1 Yıl (veya 3 Yıl*) | *30.03.2020 öncesi işlenenlerde 3 yıl uygulanır. |
| Kasten Öldürme / Yaralama | 2/3 | 1 Yıl | Maktulün veya mağdurun durumuna göre değişmez. |
| Uyuşturucu / Cinsel Suçlar | 3/4 (veya 2/3**) | 1 Yıl | **Çocuklar için oran 2/3 olarak uygulanır. |
| Terör / Örgütlü Suçlar | 3/4 | Uygulanmaz*** | ***Örgütlü suçlarda denetimli serbestlik hakkı çok kısıtlıdır. |
| Mükerrirler (2. Kez) | Oran Yok (Tamamı) | Yok | Cezanın tamamı (Bihakkın) infaz edilir. |
3. “Girdi-Çıktı” ve Kapalı/Açık Cezaevi Ayrımı
Vatandaşların en çok merak ettiği “Girdi-Çıktı” kavramı, aslında bir hukuki terim değil, infaz hesabının bir sonucudur. Eğer hesaplanan “Net Yatar Süresi”, “Denetimli Serbestlik Süresi”nden az veya ona eşitse; hükümlü prosedür gereği cezaevine girer, iyi hal işlemleri (3-5 gün) yapılır ve doğrudan tahliye edilir. Ancak 2026 yılında geçerli olan yönetmeliklere göre, belirli bir süre (örneğin toplam cezanın 1/10’u kadar) Kapalı Cezaevinde kalmadan Açık Cezaevi’ne veya Denetimli Serbestliğe ayrılmak, özellikle yüksek cezalar için mümkün değildir.
Yargıtay Yerleşik İçtihatları Işığında İnfaz Hukuku: İlkeler, Zamanaşımı ve Kritik Uyarılar
İnfaz hukuku, kağıt üzerinde matematiksel bir hesaplama gibi görünse de, uygulamada Yargıtay Ceza Daireleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) yorumlarıyla şekillenen, yaşayan bir organizmadır. Sayfamızın en üst kısmında yer alan “2026 Akıllı İnfaz Robotu” size mevzuattaki sayısal veriyi sunar; ancak bu sürenin fiilen nasıl uygulanacağını, infazın yakılıp yakılmayacağını veya “Lehe Kanun” uygulamasının sınırlarını belirleyen asıl güç, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarıdır. Bir ceza dosyasında hüküm kesinleşmiş olsa bile, infaz aşamasında yapılacak hukuki bir hata, kişinin özgürlüğünden fazladan aylar, hatta yıllar çalabilir.
1. “Zaman Bakımından Uygulama” ve Lehe Kanun Prensibi
Yargıtay’ın infaz hukukunda en titizlikle üzerinde durduğu konu, Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinde düzenlenen “Zaman Bakımından Uygulama” ilkesidir. Türkiye’de infaz mevzuatı (özellikle 2020 ve 2023 yıllarında) köklü değişikliklere uğramıştır. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre; “Suçun işlendiği tarih ile hükmün infaz edildiği tarih arasında yürürlüğe giren kanunlardan hangisi hükümlünün lehine ise o uygulanır.”
Bu prensip gereği, infaz savcılığı müddetnameyi hazırlarken sadece güncel yasayı değil, suç tarihindeki yasayı da masaya yatırmak zorundadır. Örneğin, 2019 yılında işlenen bir suç için o tarihteki denetimli serbestlik süresi (bazı durumlarda) daha avantajlıysa, 2026 yılındaki daha katı kurallar uygulanamaz. Sistemimiz, suç tarihini sormasının temel nedeni, arka planda bu “Lehe Kanun” taramasını yapabilmektir.
2. Ceza Zamanaşımı: Devletin Cezalandırma Yetkisinin Sınırı
Hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişi, sonsuza kadar devletin takibinde kalamaz. TCK Madde 68 uyarınca düzenlenen “Ceza Zamanaşımı”, cezanın kesinleşmesinden itibaren belirli bir süre geçtiği halde hükmün infaz edilmemiş olması durumunda, cezanın ortadan kalkması sonucunu doğurur.
Yargıtay kararlarına göre zamanaşımı süreleri cezanın ağırlığına göre değişir:
- Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında 40 yıl,
- Müebbet hapis cezalarında 30 yıl,
- 20 yıl ve üzeri süreli hapis cezalarında 24 yıl,
- 5 yıldan fazla süreli hapis cezalarında 20 yıl,
- 5 yıla kadar (5 yıl dahil) hapis cezalarında 10 yıl geçmesiyle ceza zamanaşımına uğrar ve infaz edilemez.
Önemli Not: Hükümlünün yakalanması veya kendi isteğiyle teslim olması gibi infaza yönelik her işlem, zamanaşımını keser ve süreyi sıfırlar.
3. Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi (Tekerrür)
Yargıtay’ın en katı olduğu konulardan biri “Tekerrür” uygulamasıdır. Eğer kişi, daha önce işlediği bir suçtan dolayı ceza almış ve bu cezanın infazından sonra belirli bir süre içinde yeniden suç işlemişse “Mükerrir” sayılır. Yargıtay içtihatlarına göre; mahkeme kararında “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” dair açık bir hüküm yoksa, infaz savcılığı re’sen (kendiliğinden) tekerrür hükümleri uygulayamaz. Ancak kararda varsa, hükümlü için koşullu salıverilme oranı zorlaşır ve denetimli serbestlik şartları ağırlaşır. Özellikle “2. Kez Mükerrir” sayılanlar için Yargıtay, koşullu salıverilme hakkının tamamen kapatılması gerektiğine hükmetmektedir.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
İnfaz sürecinde vatandaşların veya tecrübesiz vekillerin yaptığı hatalar, telafisi zor hak kayıplarına yol açmaktadır. İşleyen Hukuk Bürosu olarak tespit ettiğimiz en yaygın hatalar şunlardır:
-
⛔
Müddetnameye İtiraz Etmemek:
Savcılık tarafından hazırlanan “Müddetname” (Süre Belgesi) her zaman doğru olmayabilir. Özellikle karmaşık suç tarihlerinin olduğu dosyalarda hesaplama hataları sıkça yapılır. Müddetname tebliğ edildiğinde, bir avukat aracılığıyla kontrol edilmeli ve hata varsa derhal İnfaz Hakimliği’ne itiraz edilmelidir. -
⛔
“Mahsup” Talebinde Bulunmamak:
Başka bir suçtan dolayı tutuklu kalınan ancak beraat edilen süreler, kesinleşen başka bir cezadan düşülebilir (TCK m.63). Ancak bu işlem otomatik yapılmaz; hükümlünün veya avukatının bunu “talep etmesi” gerekir. Talep edilmezse o süreler “yanar”. -
⛔
İçtima (Cezaların Toplanması) Yanılgısı:
Birden fazla cezası olanlar, cezaların toplanmasını (içtima) talep ederek infaz kurumuna giriş-çıkış sayısını azaltabilir ve daha avantajlı bir infaz rejimine (açığa ayrılma vb.) kavuşabilir. Cezaların ayrı ayrı infaz edilmesi genellikle hükümlünün aleyhinedir.
Görüldüğü üzere infaz hukuku, sadece “kaç yıl yatarım” sorusundan ibaret değildir; doğru hamlelerle sürenin kısaltılabileceği stratejik bir süreçtir. Hesaplama aracımızla genel tabloyu gördükten sonra, dosyanızın özelindeki bu ince detaylar için profesyonel destek almanız özgürlüğünüze daha erken kavuşmanızı sağlayabilir.
İnfaz ve Yatar Hesabı Hakkında En Çok Merak Edilenler (2026 SSS)
İnfaz hukuku, teorik bilginin ötesinde pratik uygulamalarla şekillenen, her hükümlünün dosya durumuna (suç tarihi, yaş, sabıka kaydı) göre farklılık gösteren bir alandır. Sayfamızın en üstündeki hesaplama robotu ile tahmini tahliye tarihinizi görmüş olabilirsiniz; ancak sürecin işleyişine dair aklınıza takılan diğer teknik sorular için, 2026 yılı yasal düzenlemeleri ve Yargıtay’ın en güncel kararları ışığında hazırladığımız detaylı cevapları inceleyebilirsiniz.
1. 5 yıl hapis cezası alan biri cezaevine girer mi?
Evet, girer ancak kalacağı süre suç tarihine göre değişir. Eğer suç adi bir suç ise (terör, örgüt, cinsel vb. değilse) ve 30.03.2020 tarihinden sonra işlenmişse; infaz oranı 1/2’dir (2 yıl 6 ay). Bundan 1 yıl denetimli serbestlik düşüldüğünde, hükümlünün yaklaşık 1 yıl 6 ay cezaevinde kalması gerekir. Ancak suç 2020 öncesi işlendiyse, denetimli serbestlik süresi 3 yıl uygulandığından, “girdi-çıktı” yaparak tahliye olabilir.
2. “Girdi-Çıktı” yapmak ne demektir?
Halk arasında “girdi-çıktı” olarak bilinen durum, hukuken cezanın infaz edilmediği anlamına gelmez. Eğer hesaplanan “Yatar Süre”, yasada tanınan “Denetimli Serbestlik Süresi”nden (1 yıl veya 3 yıl) daha az ise; hükümlü prosedür gereği Açık Ceza İnfaz Kurumu’na alınır. Burada iyi hal incelemesi, idari işlemler ve kurul kararı (ortalama 3 ila 7 gün) tamamlandıktan sonra Denetimli Serbestlik bürosuna sevk edilerek tahliye edilir.
3. Denetimli serbestlik süresinde suç işlersem ne olur?
Denetimli serbestlik, bir “şartlı özgürlük” halidir. Eğer bu süre zarfında kişi kasıtlı bir suç işlerse (örneğin kavga eder, hırsızlık yaparsa) veya yükümlülüklerine (imza, seminer vb.) uymazsa; denetimli serbestlik kararı geri alınır (infaz yanar). Kişi tekrar cezaevine alınır ve dışarıda geçirdiği o günler cezadan sayılmaz; yani “kapalı cezaevine” iade edilerek kalan cezasını duvarlar arkasında çeker.
4. Adli para cezası ödenmezse hapse çevrilir mi?
Evet, çevrilir. Mahkeme tarafından verilen Adli Para Cezası, kesinleştikten sonra İnfaz Savcılığı tarafından ödeme emri gönderilir. Eğer belirtilen sürede (taksitlendirme yapılmazsa) ödenmezse, bu para cezası “Kamuya Yararlı İşte Çalışma” tedbirine, buna da uyulmazsa doğrudan Hapis Cezasına çevrilir. Para cezasından çevrilen hapis cezalarında “Koşullu Salıverilme” ve “Denetimli Serbestlik” hükümleri uygulanmaz; gün sayısınca hapis yatılır.
5. Mükerrir (Tekerrür) ne demektir, yatarı nasıl etkiler?
Kişinin daha önce işlediği bir suçtan dolayı cezası infaz edildikten sonra, belirli bir süre içinde (3 veya 5 yıl) yeniden suç işlemesine “Tekerrür” denir. Mükerrir suçlular için infaz rejimi ağırlaştırılır. 1. kez mükerrir olanlar için infaz oranı (genellikle 2/3 veya 3/4) artar ve denetimli serbestlikten faydalanma şartları zorlaşır. 2. kez mükerrir olanlar ise yasa gereği “Koşullu Salıverilme” hakkından tamamen mahrum bırakılır ve cezasının tamamını cezaevinde çeker.
6. 31 Temmuz 2023 (7456 Sayılı Kanun) düzenlemesi beni kapsıyor mu?
Bu düzenleme, 31.07.2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumunda bulunan veya bu tarihten önce suç işleyip cezası sonradan kesinleşenler için geçerlidir. Bu kişiler, kapalı cezaevinden açık cezaevine 3 yıl erken ayrılma ve açık cezaevinden denetimli serbestliğe 3 yıl erken (toplamda daha avantajlı) geçme hakkına sahiptir. Suç tarihiniz bu tarihten sonraysa, bu avantajdan yararlanamazsınız.
7. Açık cezaevine ne zaman geçebilirim?
Açık cezaevine ayrılma şartları, toplam ceza miktarına göre değişir. Kural olarak, toplam cezası 10 yıldan az olanlar cezalarının 1 ayını, 10 yıl ve üzeri olanlar ise cezalarının 1/10’unu (onda birini) kapalı cezaevinde iyi halli olarak geçirdikten sonra açık cezaevine ayrılma hakkı kazanırlar. Terör ve örgütlü suçlarda bu geçiş çok daha katı kurallara (örneğin örgüttan ayrılma şartı) bağlanmıştır.
8. Yaşlı veya hasta mahkumlar için özel bir indirim var mı?
Evet, 5275 sayılı Kanun pozitif ayrımcılık yapmaktadır. 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadınlar ve 70 yaşını bitirmiş hükümlüler için denetimli serbestlik süresi 2 yıl olarak uygulanabilir. Ayrıca, Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen 65 yaşını bitirmiş hükümlüler (Adli Tıp raporu ile), denetimli serbestlikten daha geniş sürelerle (3 yıl veya duruma göre tamamen) yararlanabilirler.
9. HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) infaz edilir mi?
Hayır, HAGB kararı teknik olarak bir “mahkumiyet” değildir, dolayısıyla cezaevine girilmez. HAGB, sanığa verilen 5 yıllık bir denetim süresidir. Eğer kişi bu 5 yıl içinde kasten yeni bir suç işlemezse, dava tamamen düşer ve siciline işlemez. Ancak suç işlerse, mahkeme hükmü açıklar ve o zaman infaz süreci (yatar hesabı) başlar.
10. Yurtdışında işlenen suçlar Türkiye’de infaz edilir mi?
Evet, “Yabancı Mahkeme Kararlarının Tenfizi” veya Türkiye’nin taraf olduğu suçluların iadesi anlaşmaları çerçevesinde, yurtdışında alınan hapis cezaları Türkiye’ye transfer edilebilir. Bu durumda, cezanın infazı Türk kanunlarına (5275 sayılı Kanun) göre yapılır. Yani yurtdışında verilen ceza miktarı, Türkiye’deki infaz oranlarına (1/2, 2/3 vb.) uyarlanarak yatar hesaplaması yapılır.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Bu sayfada sunulan 2026 İnfaz Yatar Hesaplama Robotu ve hukuki bilgiler, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve ilgili yargı paketleri (7242, 7456 SK) baz alınarak, ziyaretçilerimize genel bir projeksiyon sunmak amacıyla hazırlanmıştır. Her ceza dosyası; suçun işleniş şekli, failin geçmişi, disiplin durumu ve mahsup süreleri açısından “parmak izi” gibi benzersizdir.
Otomatik hesaplamalar size yaklaşık bir tahliye tarihi verse de; müddetnamenin hatalı düzenlenmesi, lehe kanun maddelerinin uygulanmaması veya denetimli serbestlik sürelerinin yanlış hesaplanması sıkça karşılaşılan durumlardır. Özgürlüğünüzü ilgilendiren bu kritik süreçte hak kaybı yaşamamak ve en erken tarihte tahliye olabilmek adına, dosyanızın bir ceza avukatı tarafından incelenmesi ve sürecin profesyonelce yönetilmesi önemle tavsiye olunur.
