Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi: Görev Alanı, Dava Türleri ve Yargılama Usulü

Antalya Sulh Hukuk Mahkemeleri; HMK m. 4 uyarınca kira uyuşmazlıkları, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu), kat mülkiyeti davaları ve çekişmesiz yargı işlerinde görevli ilk derece mahkemesidir. Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Döşemealtı ve Aksu ilçelerindeki taşınmaz ve sözleşme kaynaklı uyuşmazlıklar, 7445 sayılı Kanun gereği zorunlu arabuluculuk şartına tabi olarak basit yargılama usulüyle bu mahkemelerde karara bağlanır.

1. Antalya Sulh Hukuk Mahkemelerinin Yargı Yetkisi ve Görev Sınırları

Sulh hukuk mahkemeleri, ilk derece yargı kolunda genel mahkemeler arasında yer almakla birlikte, görev alanı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve özel kanunlarla münhasıran tahsis edilmiş uyuşmazlıkları çözüme kavuşturur. Mahkemenin görevi kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilir; tarafların görev konusunda zımni veya sarih anlaşma yapması hukuken geçersizdir.

Antalya Adli Teşkilatı ve Yargı Çevresi: Antalya Adalet Sarayı (Meltem/Bayındır Yerleşkesi) bünyesinde hizmet veren Sulh Hukuk Mahkemeleri, kentin merkez ilçeleri olan Muratpaşa, Kepez, Konyaaltı, Aksu ve Döşemealtı idari sınırları içerisindeki uyuşmazlıklarda yargı yetkisini haizdir. Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Kaş, Elmalı ve Korkuteli gibi mülhakat ilçeler ayrı adli teşkilatlara sahip olup, bu ilçelerdeki davalar ilgili mülhakat adliyelerinin sulh hukuk mahkemelerinde ikame edilir. Bu nedenle Antalya merkez adliyesinde dava açılırken taşınmazın konumu veya davalının ikametgahının söz konusu beş merkez ilçeden birinde bulunması usul hukuku bakımından şarttır.

HMK m. 4 kapsamında sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı tayin edilirken dava konusunun parasal değerine bakılmaz. Kanun koyucu, uyuşmazlığın miktarına bakılmaksızın kira akdinden doğan davaları, taşınır ve taşınmaz malların paylaştırılmasını, zilyetliğin korunmasını ve kanunla belirlenen çekişmesiz yargı işlerini doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin mutlak görev alanına bırakmıştır.

2. Antalya’da En Sık Görülen Sulh Hukuk Davaları ve İspat Esasları

Antalya’nın demografik büyümesi, turizm ve göç hareketliliği ile yoğun gayrimenkul hareketleri, sulh hukuk mahkemelerindeki iş yükünün belirli dava türlerinde yoğunlaşmasına yol açmaktadır.

Kira Uyuşmazlıkları (Tahliye, Kira Bedelinin Tespiti ve Uyarlama)

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) çerçevesinde açılan kira tespit davalarında, sözleşmenin 5 yıllık süreyi doldurması durumunda (TBK m. 344/3) mahkemeden emsal rayiç bedele göre yeni kira bedelinin belirlenmesi talep edilir. Yargıtay‘ın yerleşik içtihatlarına göre mahkeme; mahallinde keşif icra etmeli, uzman bilirkişi heyeti vasıtasıyla tarafların emsallerini ve bölgedeki güncel rayici somut verilerle saptamalı, ardından kiracının eski kiracı olması gözetilerek hakkaniyet indirimi (hak ve nesafet indirimi) uygulamalıdır.

Gereksinim (ihtiyaç) nedeniyle tahliye davalarında (TBK m. 350) kiraya verenin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri ihtiyacının “gerçek, samimi ve zorunlu” olduğu ispatlanmalıdır. Yargıtay’ın ilkesel kararları uyarınca; henüz doğmamış, ileride gerçekleşmesi muhtemel olan veya geçici mahiyetteki ihtiyaçlar tahliye kararına dayanak yapılamaz. İhtiyacın dava açıldığı tarihte var olması yetmeyip, yargılama boyunca ve hüküm kesinleşinceye kadar devam etmesi dava şartı niteliğindedir.

Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şüyu) Davaları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) uyarınca paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine tabi mallarda paydaşlığın sonlandırılması amacıyla açılan bu davalar, çift taraflı (actio duplex) yargılama niteliği taşır. Davacı ile davalı taraf usul hukuku bakımından eşit haklara sahiptir; davacının davasından feragat etmesi durumunda dahi diğer paydaşlar yargılamanın sürdürülmesini talep edebilir.

Mahkemece öncelikle malın aynen taksiminin mümkün olup olmadığı araştırılır. Taşınmazın yüzölçümü, paydaş sayısı, parsel yapısı ve belediye imar mevzuatı aynen bölünmeye elverişli değilse veya malın değerinde esaslı bir azalma meydana gelecekse, açık artırma yoluyla satışına hükmedilir. Tapu kaydındaki tüm paydaşların ya da vefat halinde veraset ilamındaki tüm mirasçıların davaya dahil edilmesi mecburi dava arkadaşlığı gereğidir; tek bir paydaşın dahi tebligat dışı kalması kararın bozulması sonucunu doğurur.

Kat Mülkiyeti Kanunu Kapsamındaki İhtilaflar

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında ortak gider (aidat) ve avans borçlarının tahsili için yürütülen icra takiplerine yapılan itirazların iptali davalarında görevli merci Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Yargıtay içtihatları doğrultusunda, kat malikleri kurulu kararlarının usulüne uygunluğu, işletme projesinin kesinleşip kesinleşmediği ve bağımsız bölüm malikine tebliğ edilip edilmediği mahkeme tarafından öncelikli delil olarak incelenir.

Çekişmesiz Yargı ve Miras Hukuku İşlemleri

Sulh hukuk mahkemeleri, hasımsız olarak açılan çekişmesiz yargı işlerinin kanuni merkezidir:

  • Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı): TMK m. 598 uyarınca mirasbırakanın yasal mirasçılarını ve miras pay oranlarını gösteren resmi belgenin düzenlenmesi.
  • Mirasın Gerçek Reddi: TMK m. 605/1 ve m. 606 gereğince mirasçıların, murisin vefatını öğrendikleri tarihten itibaren 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sözlü veya yazılı beyanda bulunarak mirası kayıtsız şartsız reddetmesi işlemidir. Terekenin borca batık olması nedeniyle açılan mirasın hükmen reddi davası (TMK m. 605/2) ise hasımlı olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülür.
  • Vesayet ve Kayyımlık İşlemleri: Akıl hastalığı, savurganlık veya yaşlılık gibi kanuni sebeplerle kısıtlanması gereken kişilere TMK m. 404 vd. uyarınca vasi atanması ve vasinin tasarruflarına mahkemece izin verilmesi süreçleri.

3. Dava Açma Ön Şartı: 7445 Sayılı Kanun ve Zorunlu Arabuluculuk

7445 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu‘na eklenen 18/B maddesi uyarınca, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanındaki uyuşmazlıkların önemli bir bölümü zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır.

Doğrudan dava açılmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurulması zorunlu olan uyuşmazlıklar:

  • Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi hariç olmak üzere, kira akdinden doğan her türlü tahliye, tespit, uyarlama ve alacak davaları.
  • Paylı mülkiyet ve elbirliği mülkiyetine tabi mallarda ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davaları.
  • Kat Mülkiyeti Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar.
  • Komşuluk hukukundan doğan men’i müdahale ve tazminat davaları.

HMK m. 114/2 ve m. 115 uyarınca; arabuluculuk kurumu tüketilmeden doğrudan mahkemeye başvurulması durumunda dava, herhangi bir ön inceleme veya eksiklik tamamlama süresi verilmeksizin “dava şartı yokluğu” gerekçesiyle usulden reddedilir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamışsa, arabulucu tarafından düzenlenen son tutanağın aslı ya da arabulucu onaylı örneği dava dilekçesine eklenmelidir; eklenmemesi halinde mahkemece 1 haftalık kesin süre verilir, bu sürede eksiklik giderilmezse davanın usulden reddine hükmolunur.

4. Basit Yargılama Usulü ve Süre Esasları

Sulh Hukuk Mahkemelerinde HMK m. 316-322 hükümleri uyarınca basit yargılama usulü uygulanır. Bu yargılama türü, yazılı yargılama usulüne kıyasla daha süratli ve şekli kurallara bağlı bir işleyişe sahiptir. Dilekçeler aşaması tek turludur; cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri bulunmaz.

İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı: Davacı iddiasını ve delillerini dava dilekçesinde; davalı ise tüm savunma, ilk itiraz ve delillerini cevap dilekçesinde eksiksiz sunmak mecburiyetindedir. Davacı dava dilekçesini sunduğu anda, davalı ise 2 haftalık cevap süresi içinde cevap dilekçesini mahkemeye ibraz ettiği anda iddia ve savunmayı genişletme yasağı devreye girer. Bu andan itibaren, ıslah kurumu saklı kalmak kaydıyla, karşı tarafın açık rızası olmaksızın yeni bir vakıa veya delil ileri sürülemez.

Usul İşlemi Yasal Süre Hukuki Dayanak ve Sonuç
Davaya Cevap Verme Tebliğden itibaren 2 hafta HMK m. 317/2; mahkemece gecikmesinde zarar doğacak hallerde 2 haftayı geçmemek üzere bir defaya mahsus ek süre verilebilir.
İlk İtirazları İleri Sürme Cevap dilekçesi süresinde Yetki ilk itirazı gibi itirazlar bu sürede ileri sürülmezse mahkemenin yetkisi kesinleşir (HMK m. 317/2).
Gider ve Delil Avansı Yatırma Mahkemenin verdiği kesin süre HMK m. 115 ve m. 120; süresinde ikmal edilmeyen delil avansı halinde o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılır.
İstinaf Kanun Yoluna Başvuru Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta HMK m. 345; kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde denetlenmesi talebidir.

5. Harç, Gider Avansı ve Yargılama Masraflarının Hesaplanması

Sulh hukuk mahkemesinde dava ikame edilirken 492 sayılı Harçlar Kanunu ve HMK Gider Avansı Tarifesi hükümleri uyarınca harç ve giderlerin peşin yatırılması dava şartıdır (HMK m. 114/1-g).

  • Maktu Harca Tabi Davalar: Mirasçılık belgesi, mirasın reddi, vesayet ve ortaklığın giderilmesi davalarında başlangıçta maktu başvuru harcı ve maktu peşin karar harcı tahsil edilir. Ortaklığın giderilmesi davalarında satış kararı verilip satış icra dairesince gerçekleştirildiğinde, satış bedeli üzerinden bakiye nispi karar ve ilam harcı tahsil edilir.
  • Nispi Harca Tabi Davalar: Tahliye davalarında 1 yıllık kira bedeli; kira tespiti davalarında talep edilen aylık artış farkının 1 yıllık tutarı; alacak davalarında ise talep edilen meblağ üzerinden nispi karar ve ilam harcının dörtte biri peşin olarak tahsil edilir.

Dava açılışında yatırılan gider avansı tebligat, bilirkişi ücreti ve keşif masraflarını karşılar. HMK m. 326 uyarınca yargılama giderleri ve tarifeye göre takdir edilen vekalet ücreti, davanın sonunda haksız çıkan tarafa yükletilir. Ortaklığın giderilmesi davalarında ise dava masrafları ve vekalet ücreti tüm paydaşlara tapudaki payları oranında paylaştırılır.

6. Kararlara Karşı Kanun Yolları: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf)

Antalya Sulh Hukuk Mahkemeleri’nin nihai kararlarına karşı istinaf incelemesi yapmaya yetkili üst derece mahkemesi Antalya Bölge Adliye Mahkemesi‘dir (BAM). İstinaf başvuru süresi, gerekçeli kararın taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 haftadır (HMK m. 345).

Malvarlığı hukukuna ilişkin kararlarda istinaf yoluna başvurulabilmesi için dava konusunun HMK m. 341 uyarınca belirlenen yıllık parasal istinaf kesinlik sınırının üzerinde olması gerekir; bu sınırın altında kalan kararlar ilk derece mahkemesinde kesinleşir. Ayrıca, HMK m. 362/1-b hükmü gereğince, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına giren uyuşmazlıklarda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararlar kural olarak temyiz kanun yoluna (Yargıtay incelemesine) kapalıdır; bu kararlar istinaf aşamasında kesinleşerek infaz kabiliyeti kazanır.

7. Sıkça Sorulan Sorular

Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi tam olarak nerede hizmet vermektedir?

Antalya Sulh Hukuk Mahkemeleri, Muratpaşa ilçesi Meltem/Bayındır Mahallesi sınırları içerisindeki Dumlupınar Bulvarı üzerinde yer alan Antalya Adalet Sarayı Ana Binası’nda faaliyet göstermektedir. Dava açılış, harç tahsil ve dosya tevzi işlemleri zemin katta bulunan Hukuk Ön Büro ve Tevzi Müdürlüğü aracılığıyla yürütülür.

Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmadan önce arabuluculuk süreci zorunlu mudur?

7445 sayılı Kanun uyarınca kira uyuşmazlıkları (ilamsız tahliye takipleri hariç), ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu), kat mülkiyeti ve komşuluk hakkından doğan davalarda arabuluculuk zorunlu dava şartıdır. Arabuluculuk faaliyeti tüketilmeksizin açılan davalar esasa girilmeksizin usulden reddedilir.

Antalya Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan bir dava ne kadar sürer?

Yargılama süresi uyuşmazlığın hukuki niteliğine ve delil durumuna göre farklılık gösterir. Hasımsız mirasçılık belgesi talepleri birkaç gün içinde karara bağlanırken; keşif, bilirkişi raporu ve çok taraflı tebligat aşamaları içeren kira tespiti, tahliye veya ortaklığın giderilmesi davaları ortalama 8 ila 18 ay arasında sonuçlanmaktadır.

Yargılama harç ve masraflarını hangi taraf öder?

Dava açılış harçları ve gider avansı başlangıçta davacı tarafından peşin olarak mahkeme veznesine yatırılır. HMK m. 326 gereğince dava sonunda haklı çıkan tarafın yaptığı yargılama giderleri ile vekalet ücreti haksız çıkan taraftan tahsil edilir. Ortaklığın giderilmesi davalarında ise tüm masraflar payları oranında paydaşlar arasında paylaştırılır.

Picture of Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen, 2006 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş, 2009 yılında Antalya Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. 2015 yılında kurduğu İşleyen Hukuk Bürosu bünyesinde; kamu ve özel hukuk alanlarında hukuki faaliyetlerini sürdürmektedir.
İletişim & Randevu İŞLEYEN HUKUK BÜROSU
error: Content is protected !!
Antalya Avukat Mustafa İşleyen-İşleyen Hukuk ve Danışmanlık logosu