Yaralamalı trafik kazalarında bedensel zarara uğrayan kişi; geçici/sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı masrafları ile manevi tazminatını kusurlu sürücü, araç işleteni ve zorunlu trafik sigortacısından talep edebilir. Dava açılmadan önce sigortaya yazılı başvuru yapılması ve ticari arabuluculuk sürecinin tamamlanması kanuni dava şartıdır.
1. Yaralanma Halinde Talep Edilebilecek Maddi ve Manevi Tazminat Türleri
Trafik kazası neticesinde vücut bütünlüğü ihlal edilen kişinin malvarlığında ve manevi alanında meydana gelen eksilmeler, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 54 vd. ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) hükümleri çerçevesinde tazmin edilir.
Geçici İş Göremezlik Tazminatı (Fiili Kazanç Kaybı)
Geçici iş göremezlik, kazazedenin kaza anından tıbben tamamen iyileşene (nekahat süresinin sonuna) kadar geçen evrede mesleğini veya günlük işlerini icra edememesi sebebiyle mahrum kaldığı net parasal gelirdir. TBK m. 54/1-b bendi uyarınca bu zararın kapsamına; bordrolu çalışanların istirahat raporu sebebiyle alamadığı ücret farkları, serbest meslek erbabının, tacirin veya esnafın çalışamadığı günlere tekabül eden belgelenmiş net işletme ve kazanç kayıpları dahil edilir.
Sürekli İş Göremezlik Tazminatı (Kalıcı Beden Gücü Kaybı)
Tıbbi iyileşme evresi nihayete erdikten sonra kişinin beden veya ruh sağlığında kalıcı eksilme meydana gelmesi durumunda sürekli iş göremezlik tazminatı gündeme gelir. Bu tazminat kalemi bakımından Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında “Güç (Efor) Kaybı Teorisi” uygulanmaktadır. Kazazede kaza sonrasında işini kaybetmemiş olsa, maaşında veya kazancında hiçbir azalma yaşanmasa dahi, anatomik ve fonksiyonel eksikliği sebebiyle emsallerine kıyasla günlük mesaisinde daha fazla efor sarf etmek mecburiyetinde kalacağından kalıcı maluliyet tazminatına hak kazanır. Tazminat, kişinin aktif çalışma dönemi ile 65 yaş sonrası pasif (emeklilik) yaşam devresini kapsayacak şekilde aktüeryal olarak hesaplanır.
Tedavi Giderleri, İyileşme Harcamaları ve Bakıcı Masrafları
KTK m. 98 uyarınca kaza anından itibaren hastaneye sevk, acil müdahale ve stabilizasyon giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) uhdesindedir. Buna karşılık SGK Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kapsamına girmeyen veya kurum tarafından bedeli tam karşılanmayan giderler doğrudan haksız fiil sorumlularından talep edilir:
- İyileşme sürecinde hekim tarafından zorunlu görülen özel medikal sarf malzemeleri, ithal platin, ortez ve protez masrafları,
- Fizik tedavi seansları, rehabilitasyon masrafları ve tedavi amaçlı zorunlu şehir içi / şehirler arası ambulans ve ulaşım giderleri,
- Kaza kaynaklı yaralanmanın ağırlığı sebebiyle kazazedenin geçici veya sürekli olarak kendi öz bakımını sağlayamaması durumunda doğan bakıcı gideri.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve ilgili dairelerinin ilkesel kararları doğrultusunda, yaralının bakımı aile bireyleri veya yakınları tarafından üstlenilmiş olsa dahi, bu bakım hizmeti bir bağış veya lütuf olarak nitelendirilemez. Mahkemece sağlık kurulu raporunda bakıcı ihtiyacı teyit edildiği takdirde, dışarıdan profesyonel bakıcı tutulmuş gibi net asgari ücret üzerinden bakıcı gideri tazminatına hükmedilmesi kanuni bir zorunluluktur.
Kazazedenin ve Ağır Yaralanma Halinde Aile Bireylerinin Manevi Tazminat Hakkı
TBK m. 56/1 uyarınca bedensel bütünlüğü zedelenen kazazede, kazanın yol açtığı elem, ıstırap ve yaşama sevincindeki azalmayı telafi etmek amacıyla uygun bir manevi tazminat isteyebilir. Manevi tazminat tutarı belirlenirken kusur ağırlığı, tarafların ekonomik durumu, paranın alım gücü ve maluliyetin kişinin sosyal ve mesleki hayatına etkisi değerlendirilir.
TBK m. 56/2 hükmü gereğince, kazazedenin “ağır bedensel yaralanmaya” maruz kalması durumunda; kazazedenin anne, baba, eş ve çocukları da kendi adlarına müstakil manevi tazminat davası açabilir. Yargıtay uygulamasında ağır bedensel yaralanma ölçütü; uzuv kaybı, felç (parapleji/tetrapleji), bitkisel hayat, yüz bölgesinde giderilemez kalıcı şekil bozukluğu ve kişinin hayatını tek başına idame ettirmesini engelleyen yüksek maluliyet tabloları olarak kabul edilmektedir.
2. Tazminat Miktarını Belirleyen Aktüeryal Parametreler
Trafik kazası tazminat hesaplamaları afaki varsayımlara dayandırılamaz; mevzuatın, sağlık kurulu yönetmeliklerinin ve yerleşik Yargıtay içtihatlarının belirlediği matematiksel-aktüeryal parametrelere uygun olarak bilirkişi marifetiyle tanzim edilir.
Yetkili Sağlık Kuruluşu ve Maluliyet Raporu Formatı
Tazminat miktarını belirleyen en temel değişken sağlık kurulu raporundaki kalıcı iş göremezlik oranıdır. Kaza tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuata göre rapor düzenlenmesi usul hukuku gereğidir. Yargıtay’ın yerleşik kararları uyarınca; 20.02.2019 tarihinden sonra vuku bulan trafik kazalarında maluliyet oranları mutlaka “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümleri uyarınca belirlenmelidir.
Raporun; Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş Devlet Hastaneleri, Üniversite Tıp Fakültesi Hastaneleri, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ya da Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulları tarafından heyetçe verilmesi şarttır. Özel sağlık kurumlarından alınan yahut tek hekim imzasını taşıyan belgeler yargılamada hükme esas alınamaz.
Bakiye Yaşam Süresi: TRH-2010 Tablosu ve Progresif Rant Yöntemi
Geçmiş yıllarda uygulanan ve demografik geçerliliğini yitiren Fransız menşeili “PMF-1931” tablosu, Yargıtay içtihatları ile tamamen terk edilmiştir. Güncel aktüeryal hesaplamalarda Türkiye İstatistik Kurumu verileriyle hazırlanan TRH-2010 Ulusal Mortalite Tablosu esas alınır.
Hesaplama formülü olarak her yıl için %10 artırım ve %10 iskonto prensibine dayalı “Progresif Rant (Devre Başı Peşin Sermaye Değeri)” tekniği uygulanır. Kazazedenin kaza tarihinden 65 yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönem “aktif çalışma evresi”, 65 yaşından bakiye ömrünün sonuna kadar olan dönem ise “pasif (emeklilik) evresi” olarak ikiye ayrılır. Pasif dönemde maluliyet tazminatı net asgari ücret üzerinden hesaplanır.
Gelir Tespiti: Belgelenen Kazanç ve Emsal Ücret Araştırması
Tazminat hesaplamasında kazazedenin kaza tarihindeki gerçek net geliri baz alınır. Ücretli çalışanlarda resmi vergi matrahını içeren bordrolar hükme esas alınır. Bordroda yazılı tutarın gerçeği yansıtmadığı veya kişinin esnaf, serbest meslek mensubu ya da nitelikli usta olduğu durumlarda mahkemece resen ilgili meslek odalarından, birliklerden ve Türkiye İş Kurumu’ndan emsal ücret araştırması yaptırılır. Kişinin herhangi bir gelirinin kanıtlanamadığı hallerde hesaplama yasal asgari ücret üzerinden tamamlanır.
Müterafik Kusur ve Hakkaniyet İndirimi Oranları (TBK m. 52 ve m. 51)
Zarar görenin zararın doğmasına veya artmasına kendi kusurlu davranışıyla sebebiyet vermesi hali TBK m. 52 uyarınca tazminattan indirim yapılmasını gerektirir:
- Kask ve Emniyet Kemeri Takılmaması: Motosiklet sürücüsü veya yolcusunun kask takmaması, araç içindekilerin emniyet kemeri bağlamaması neticesinde kafa travması veya fırlamaya bağlı ağır yaralanma meydana gelmişse, hesaplanan maddi ve manevi tazminat tutarından Yargıtay’ın ilkesel uygulaması doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılır.
- Alkollü veya Ehliyetsiz Sürücünün Aracına Binilmesi: Sürücünün alkol etkisinde veya ehliyetsiz olduğunu bilerek araca binen yolcu yönünden, tehlikeye bilerek katlandığı gerekçesiyle %20 ila %30 oranında kusur indirimi uygulanır.
- Hatır Taşıması (TBK m. 51): Taşımanın hiçbir maddi menfaat veya ücret karşılığı olmaksızın, tamamen dostane ve ahlaki saiklerle yapılması halinde mahkemece hakkaniyet gereği tazminattan takdiren %20 oranında hatır taşıması indirimi tatbik edilir.
3. Tazminattan Sorumlu Taraflar ve Güvence Düzeni
Yaralamalı trafik kazasında bedensel zarara uğrayan kişi, KTK m. 88 uyarınca zarardan müteselsilen sorumlu olan kişi ve kurumlara karşı tek bir dava ile veya ayrı ayrı başvuruda bulunabilir.
| Sorumlu Süje | Hukuki Statü ve Sorumluluk Türü | Maddi Zarar Sorumluluk Sınırı | Manevi Tazminat Yükümlülüğü |
|---|---|---|---|
| Araç Sürücüsü | TBK m. 49 (Kusur Esaslı Haksız Fiil Sorumluluğu) | Zararın tamamından şahsi malvarlığıyla sınırsız sorumlu | Mevcut |
| Araç İşleteni / Ruhsat Sahibi | KTK m. 85 (Kusursuz Tehlike Sorumluluğu) | Zararın tamamından sürücü ile müştereken ve müteselsilen sorumlu | Mevcut |
| Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (ZMMS) | KTK m. 91 (Poliçe ve Kanun Kaynaklı Sorumluluk) | Kaza tarihindeki azami poliçe limiti ile sınırlı nakdi sorumluluk | Poliçe teminatı dışındadır |
| Güvence Hesabı | 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14 | Faili meçhul, çalıntı veya sigortasız araç kazalarında yasal limit dahilinde | Sorumlu değildir |
| İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) Sigortacısı | Genel Ticari Sigorta Hükümleri | ZMMS poliçe limitini aşan bakiye bedensel zarar tutarı kadar | Özel kloz mevcutsa teminata dahildir |
Zorunlu Trafik Sigortacısının (ZMMS) Temerrüdü
ZMMS sigortacısı işletenin tehlike sorumluluğunu poliçe limitine kadar temin eder. KTK m. 99 gereğince, hak sahibinin gerekli belgeleri eksiksiz şekilde sigorta şirketine ilettiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacı tazminatı ödemek zorundadır. Bu süre içinde tazminat ödenmezse, 8 iş gününün bittiği tarih itibarıyla sigorta kuruluşu temerrüde düşer ve bu tarihten itibaren temerrüt faizi işlemeye başlar.
Güvence Hesabının Devreye Girdiği Haller
Kazaya karışan motorlu aracın tespit edilemediği (olay yerinden kaçma/faili meçhul durumları), aracın kaza tarihi itibarıyla geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunmadığı veya sigorta şirketinin iflas ettiği durumlarda, yaralanan kişilerin bakiye iş göremezlik, tedavi ve bakıcı tazminatları Güvence Hesabı tarafından poliçe üst sınırına kadar karşılanır. Güvence Hesabı’nın araç hasarlarını ve manevi tazminat taleplerini karşılama yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Poliçe Limitini Aşan Zararlarda İMM ve İşletenin Sorumluluğu
Ağır maluliyet içeren dosyalarda aktüeryal tazminat tutarı ZMMS azami limitini aşabilmektedir. Limiti aşan kısım doğrudan araç işleteni ve sürücünün şahsi malvarlığından tahsil edilir. Şayet araç adına tanzim edilmiş bir kasko poliçesi kapsamında İhtiyari Mali Mesuliyet (İMM) teminatı bulunuyorsa, ZMMS limitini aşan bakiye kısım bu poliçeden tahsil edilir. İMM poliçesinde manevi tazminat klozunun bulunması durumunda manevi zarar da bu poliçeden talep edilebilir.
4. Dava Açılmadan Önce Tüketilmesi Gereken Dava Şartları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca dava şartları, davanın esastan incelenmesini temin eden vazgeçilmez usuli basamaklardır. Trafik kazası tazminat taleplerinde yargı yoluna başvurulmadan önce iki kademeli zorunlu idari ve usuli süzgeç öngörülmüştür.
Sigorta Kuruluşuna Yazılı Başvuru Zorunluluğu (KTK m. 97)
KTK m. 97 uyarınca, zarar görenin zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı dava açmadan önce doğrudan ilgili sigorta kuruluşuna yazılı müracaatta bulunması dava şartıdır.
Başvuru tarihinden itibaren sigorta şirketinin 15 gün içinde yazılı bir yanıt vermemesi veya verilen yanıtın talebi karşılamaması / eksik ödeme içermesi halinde dava açma veya tahkime müracaat hakkı doğar. Başvuru yapılmaksızın doğrudan mahkemeye müracaat edilmesi durumunda dava, HMK m. 115/2 uyarınca usulden reddedilir.
Zorunlu Ticari Arabuluculuk Süreci (TTK m. 5/A)
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Sigorta şirketinin taraf olduğu uyuşmazlıklar mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan, adli mahkemelerde sigorta şirketine karşı dava açılmadan evvel adliye arabuluculuk bürosuna başvurularak sürecin tüketilmesi ve anlaşamama tutanağının temin edilmesi şarttır. Arabuluculuk son tutanağı aslı dava dilekçesine eklenmediği takdirde dava usulden reddedilir.
Alternatif Uyuşmazlık Çözümü: Sigorta Tahkim Komisyonu
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca faaliyet yürüten Sigorta Tahkim Komisyonu, genel mahkemelere nazaran uyuşmazlıkları ortalama 4 ila 6 ay gibi kısa bir sürede neticelendiren bir yargılama merciidir. KTK m. 97 uyarınca yapılan yazılı başvurunun neticesiz kalması akabinde hak sahibi, Asliye Ticaret Mahkemesi’nde dava ikame etmek yerine uyuşmazlığı Sigorta Tahkim Komisyonu önüne taşıyabilir. Uyuşmazlık hakemleri ve itiraz hakem heyetleri tarafından verilen kararlar mahkeme ilamı niteliğindedir.
5. Görevli Mahkeme, Dava Türü ve Yetki Kuralları
Görevli Mahkemenin Belirlenmesi: Asliye Ticaret ve Asliye Hukuk Mahkemeleri
Trafik kazası tazminat davalarında görev kuralları davanın yöneltildiği tarafların hukuki sıfatına göre kesin olarak ayrılır:
- Yalnızca Sürücü ve Araç Sahibine Dava Açılması: Uyuşmazlık salt haksız fiilden kaynaklandığından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi‘dir.
- Sigorta Şirketi veya Güvence Hesabının Davalı Olması: TTK m. 4/1-a ve m. 1483 vd. uyarınca sigorta hukukundan doğan davalar mutlak ticari dava sayılır. Bu sebeple sigorta şirketiyle birlikte sürücü ve araç işletenine müştereken ve müteselsilen dava açılması durumunda dahi davanın tamamı yönünden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi‘dir. Müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yargı çevrelerinde dava Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ticaret mahkemesi sıfatıyla açılır.
HMK m. 107 Uyarınca Belirsiz Alacak Davası Olarak Açılma Zorunluluğu
Kaza neticesinde vücutta meydana gelen kalıcı maluliyet oranı, bakiye efor kaybı ve aktüeryal zarar tutarı ancak mahkemece tayin edilecek uzman adli tıp kurulu ve aktüerya bilirkişi raporları ile tespit edilebilir. Bu nitelikteki maddi tazminat alacakları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 107 kapsamında “Belirsiz Alacak Davası” olarak açılmalıdır:
- Dava açılırken sembolik bir meblağ (örneğin 1.000 TL geçici iş göremezlik, 1.000 TL sürekli iş göremezlik) üzerinden asgari maktu ve peşin nispi harç yatırılır.
- Dava tarihi itibarıyla alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir; bilirkişi raporu sonrasında talep artırıldığında zamanaşımı defi ile karşılaşılmaz.
- Maddi tazminat alacağının tamamına kaza veya sigortacının temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilir.
Usulî İstisna: Manevi tazminat talepleri bölünebilir bir talep niteliğinde olmadığından belirsiz alacak davası olarak açılamaz; talep edilen tutar dava dilekçesinde kesin olarak gösterilmeli ve nispi harcı peşin yatırılmalıdır.
Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi (HMK m. 16 ve KTK m. 110)
Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında kesin yetki kuralı bulunmamaktadır. Davacı taraf tercihine göre aşağıdaki yer mahkemelerinden herhangi birinde dava açabilir:
- Trafik kazasının gerçekleştiği yer mahkemesi (HMK m. 16),
- Zarar gören kazazedenin yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 16, KTK m. 110),
- Davalılardan herhangi birinin yerleşim yeri mahkemesi (HMK m. 6),
- Davalı sigorta şirketinin genel merkezinin veya acentesinin bulunduğu yer mahkemesi (KTK m. 110).
6. Zamanaşımı Süreleri ve Uzamış Ceza Zamanaşımının Sirayeti
Trafik kazasından doğan tazminat taleplerinde zamanaşımı KTK m. 109 ile özel olarak tanzim edilmiştir.
KTK m. 109/1 Temel Zamanaşımı
Motorlu araç kazalarından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri; zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlükârda kaza gününden itibaren 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Maluliyet tazminatında 2 yıllık sürenin başlangıcı kaza günü değil; geçici durumun kalıcı hale geldiğini tespit eden nihai ve kesin sağlık kurulu raporunun öğrenildiği tarihtir.
Uzamış (Ceza) Zamanaşımı Uygulaması (KTK m. 109/2)
KTK m. 109/2 hükmü amirdir: “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüşse, bu süre tazminat talepleri için de geçerlidir.”
Yaralamalı trafik kazası fiili, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 89 kapsamında “Taksirle Yaralama” suçunu oluşturur. TCK m. 66/1-e uyarınca taksirle yaralama suçunun asli dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kazada birden fazla kişinin yaralanması veya fiilin TCK m. 89/4 kapsamında nitelikli hal alması durumunda ceza zamanaşımı süresi 15 yıla uzamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre uzamış ceza zamanaşımı; yalnızca kusurlu araç sürücüsü yönünden değil, fiilden müteselsilen sorumlu olan araç işleteni, ruhsat sahibi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (ZMMS) yönünden de aynen geçerlidir. Dolayısıyla yaralamalı trafik kazası tazminat davalarında temel zamanaşımı süresi en az 8 yıldır.
7. KTK m. 111 Uyarınca İbranamenin İptali ve Bakiye Tazminat Davası
Trafik kazası akabinde sigorta şirketleri tarafından kazazedeye kısmi bir meblağ ödenerek matbu feragat ve ibraname metinleri imzalatılabilmektedir. Kanun koyucu, kazazedenin içinde bulunduğu zor durumun aleyhine kullanılmasını engellemek adına açık bir yasal koruma tesis etmiştir.
2 Yıllık Hak Düşürücü Süre İçinde İbranamenin İptali
KTK m. 111/2 hükmü uyarınca: “Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.”
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, kazazedeye ödenen meblağ ile gerçekte hak kazanılan aktüeryal tazminat tutarı arasında fahiş oransızlık bulunması durumunda imzalanan ibraname borcu sona erdirmez; sadece yapılan ödeme tutarı kadar “makbuz” hükmünde kabul edilir.
Kazazede, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde mahkemeye müracaat ederek veya tahkim yoluna başvurarak ibranamenin fahiş yetersizlik nedeniyle iptalini ve bakiye tazminatın tahsilini talep edebilir. Bilirkişi marifetiyle hesaplanan güncel tazminattan daha önce ödenen meblağ yasal faiziyle mahsup edilir ve aradaki fark kazazedeye hükmedilir.
8. Yargılama Giderleri, Masraflar ve Adli Yardım Kurumu
Trafik kazası tazminat davalarında yargılama harç ve masrafları usul kurallarına tabidir:
- Başvuru ve Peşin Nispi Harç: Maddi tazminat belirsiz alacak davası olarak açıldığından asgari bir dava değeri (örneğin 2.000 TL) üzerinden asgari peşin nispi harç ve maktu başvuru harcı ödenir. Bilirkişi raporu akabinde talep artırıldığında bakiye nispi karar ve ilam harcı tamamlanır. Manevi tazminat talebinde ise talep edilen tutarın binde 68,31’inin dörtte biri dava açılırken peşin olarak yatırılır.
- Gider Avansı ve Bilirkişi Ücretleri: Mahkemece adli tıp maluliyet raporu, trafik kusur heyeti incelemesi ve aktüerya tazminat hesabı için bilirkişi ücretleri ile tebligat ve müzekkere masrafları davacı tarafından peşin yatırılan gider avansından karşılanır.
- Masrafların Rücusu: HMK m. 326 uyarınca yargılama neticesinde haklı çıkan tarafın yaptığı harç, tebligat, bilirkişi ve vekalet ücreti gibi tüm yargılama giderleri haksız çıkan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilir.
- Adli Yardım (HMK m. 334): Kazadan kaynaklanan maluliyeti ve ekonomik durumu sebebiyle dava masraflarını ve harçları karşılama kudreti bulunmayan kazazedeler, HMK m. 334 vd. uyarınca mahkemeden adli yardım talebinde bulunabilir. Mahkemece adli yardım talebinin kabulü halinde tüm harç ve bilirkişi masrafları Devlet hazinesinden karşılanır; haksız çıkan taraftan davanın sonunda tahsil edilir.
9. Sıkça Sorulan Sorular
Kaza tespit tutanağında tam kusurlu gösterilen kazazede tazminat alabilir mi?
Kaza tespit tutanağı kesin delil teşkil etmez; aksi teknik incelemelerle ispatlanabilen resmi bir belgedir. Açılacak tazminat davasında mahkeme dosyasındaki fren izleri, çarpışma noktaları, kamera kayıtları ve araç hasar fotoğrafları Karayolları Genel Müdürlüğü veya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi heyetine inceletilir. Bilirkişi heyeti kazazedenin kusursuz veya tali kusurlu olduğunu tespit ederse, belirlenen kusur oranına göre tazminat hüküm altına alınır.
SGK geçici iş göremezlik ödenekleri kalıcı maluliyet tazminatından düşülür mü?
SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödenekleri (rapor paraları), mükerrer tahsili önlemek amacıyla yalnızca geçici iş göremezlik tazminatından mahsup edilir. Kurumun rücu hakkı bulunmayan yardımları ile sürekli maluliyet (kalıcı güç kaybı) tazminatı birbirinden farklı hukuki nitelik arz ettiğinden, SGK geçici ödemeleri sürekli iş göremezlik tazminatından indirilemez.
Çarpan aracın kaçtığı veya tespit edilemediği durumlarda tazminat nasıl tahsil edilir?
Plakası belirlenemeyen veya sürücüsü tespit edilemeyen araçların yol açtığı yaralamalı kazalarda beden gücü kaybı, tedavi ve bakıcı masrafları 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 14 uyarınca Güvence Hesabı tarafından karşılanır. Güvence Hesabı’na KTK m. 97 uyarınca yazılı müracaat yapılarak poliçe teminat limitleri dahilinde tazminat tahsil edilir.
Tazminat alacağına hangi tarihten itibaren yasal faiz işletilir?
Kusurlu sürücü ve araç işleteni yönünden haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihinden itibaren faiz yürütülür. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı (ZMMS) yönünden ise KTK m. 97 uyarınca yapılan yazılı başvurunun sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren 8 iş gününün dolduğu (temerrüt) tarihten itibaren yasal faiz işletilir.
Dava açmadan önce sigorta şirketinden kısmi ödeme alan kişi tekrar dava açabilir mi?
Evet. Sigorta şirketinin yaptığı ödeme gerçek aktüeryal zararı karşılamıyorsa ve fahiş oransızlık barındırıyorsa, imzalanan ibraname kesin tasfiye sağlamayıp makbuz hükmündedir. Kazazede KTK m. 111/2 gereğince ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde dava açarak bakiye zararını tahsil edebilir.
