Hızlı Yanıt: Kasten öldürmeye teşebbüs; failin bir insanı öldürmek amacıyla elverişli vasıtalarla doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan engel nedenlerle fiili tamamlayamamasıdır (TCK m. 81-82, m. 35). Bu suçta fail, meydana gelen tehlike veya zararın ağırlığı gözetilerek 9 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile yargılanır.
1. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Hukuki Niteliği ve Unsurları
Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, temelini 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sistematiğinde yer alan insan hayatının mutlak dokunulmazlığı ilkesinden alır. Kanun koyucu, TCK’nın 81 ve 82. maddelerinde düzenlenen kasten öldürme eylemini, genel hükümler kısmında yer alan “Suça Teşebbüs” başlıklı 35. madde ile birlikte değerlendirerek yaptırıma bağlamıştır. Teşebbüs aşamasında kalan fiillerde kastedilen ölüm neticesi meydana gelmemiş olsa dahi, hukuk düzeni tarafından korunan en temel değer olan yaşam hakkına yönelen somut tehlike cezalandırılmaktadır.
1.1. Suça Teşebbüsün Yasal Unsurları (TCK m. 35)
Bir kasten öldürme fiilinin teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilebilmesi için yasada öngörülen dört kurucu unsurun bir arada gerçekleşmesi şarttır:
- Kasıtlı Bir Suçun Varlığı: Teşebbüs, yalnızca kasten işlenebilen suçlarda mümkündür. Taksirle veya bilinçli taksirle işlenen öldürme fiillerinde kastedilen bir ölüm amacı bulunmadığından teşebbüs hükümleri uygulanamaz.
- Doğrudan Doğruya İcraya Başlama: Hazırlık hareketleri ile icra hareketleri arasındaki ayrım ceza hukukunun en hassas alanlarından biridir. Failin silah satın alması, pusu kuracağı yeri incelemesi gibi fiiller kural olarak hazırlık hareketidir ve cezalandırılmaz. İcra hareketi, failin mağdurun yaşam hakkına yönelik korunan hukuki değeri doğrudan tehlikeye atan, dış dünyaya yansıyan somut eylemleri gerçekleştirmesiyle başlar (silahın hedefe doğrultulması, tetiğin çekilmesi, bıçağın saplanması vb.).
- Elverişli Vasıta Şartı: Kullanılan aracın, hedeflenen ölüm neticesini meydana getirmeye objektif olarak elverişli olması zorunludur. Vasıtanın elverişliliği sadece aletin fiziksel yapısıyla değil; mağdurun konumu, kullanılan mesafe, vurulan bölge ve uygulama biçimi gibi somut olayın tüm koşullarıyla birlikte takdir edilir.
- Failin Elinde Olmayan Nedenlerle Neticenin Gerçekleşmemesi: Failin icra hareketlerine başlamasına rağmen ölümün meydana gelmemesi; üçüncü bir kişinin müdahalesi, silahın tutukluk yapması, hedefin ıskalanması, mağdurun kaçması veya zamanında uygulanan acil tıbbi cerrahi müdahale gibi harici bir engel nedenden kaynaklanmalıdır.
1.2. Kastın Belirlenmesi: Doğrudan Kast ve Olası Kast Ayrımı
Öldürme suçunda failin iç dünyasındaki niyetin tespiti, dosyanın seyrini doğrudan belirler. Doğrudan kastta fail, mağdurun ölmesini mutlak surette hedeflemekte, bilmekte ve istemektedir. Olası kastta ise fail, asıl amacının yanında eyleminin bir insanın ölümüne yol açabileceğini öngörmesine rağmen “olursa olsun” saikiyle hareket etmektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarına göre; olası kast ile işlenen suçlara kural olarak teşebbüs mümkün değildir. Çünkü teşebbüs, belirli bir neticeye yönelmiş kesin bir kast ve eylemin engellenmesini arar. Olası kastta belirli bir neticeye yönelme iradesi bulunmadığından, fail meydana gelmeyen neticeden (ölümden) değil, yalnızca gerçekleşen somut zarardan (örneğin olası kastla yaralamadan) sorumlu tutulur.
2. Kasten Öldürmeye Teşebbüs ile Kasten Yaralama Arasındaki Ayırt Edici Kriterler
Uygulamada ağır ceza mahkemelerinin en yoğun mesai harcadığı uyuşmazlık konusu, eylemin “Kasten Öldürmeye Teşebbüs” mü yoksa TCK m. 86 ve 87 kapsamında “Kasten Yaralama” mı sayılacağıdır. Failin iç dünyasındaki kast dış dünyaya yansıyan objektif davranışlar üzerinden tespit edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin istikrarlı biçimde uyguladığı 7 temel ilkesel kriter şunlardır:
2.1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Yerleşik 7 Temel Ölçütü
- Taraflar Arasındaki Husumetin Derecesi ve Nedeni: Fail ile mağdur arasında eskiye dayalı, öldürmeyi gerektirecek ağırlıkta bir husumetin (kan gütme, intikam, namus, ağır alacak-verecek ihtilafı vb.) bulunup bulunmadığı ya da olayın anlık, sıradan bir sözlü münakaşadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı irdelenir.
- Kullanılan Vasıtanın Niteliği ve Öldürmeye Elverişliliği: Suçta kullanılan aletin ateşli silah, uzun namlulu tüfek, öldürücü nitelikte sivri ve kesici alet (sustalı, kama, kasatura) olup olmadığı değerlendirilir. Taş, sopa veya yumruk gibi araçlar kural olarak yaralamaya elverişli kabul edilmekle birlikte, darbenin vuruluş biçimi öldürücülük boyutunu değiştirebilir.
- Hedef Alınan Vücut Bölgesi: İnsan bedeninde hayati önem taşıyan organların bulunduğu baş, boyun, göğüs kafesi, batın (karın boşluğu) ve kalp civarı gibi bölgelerin doğrudan hedeflenmesi öldürme kastına güçlü bir karinedir. Buna karşılık hayati tehlike taşımayan kol ve bacak gibi ekstremitelerin hedef alınması kural olarak yaralama kastını gösterir.
- Darbe, Atış ve Yara Sayısı ile Şiddeti: Eylemin tek bir darbeyle mi kaldığı yoksa art arda, ısrarlı ve yoğun şekilde mi tekrarlandığı incelenir. Birden fazla kez ateş edilmesi, mağdur yere düştükten sonra dahi eyleme devam edilmesi öldürme kastını ortaya koyar.
- Fail ile Mağdur Arasındaki Mesafe ve Şartlar: Failin atış veya saldırı mesafesi bakımından hedefi net olarak seçebilme kabiliyeti sorgulanır. Yakın mesafeden hayati bölgeye ateş etme olanağı varken mağdurun bacağına ateş eden failin öldürme kastıyla hareket etmediği kabul edilmektedir.
- Fiilin Kesilme Nedeni (Engel Neden): Failin saldırıya kendi iradesiyle mi son verdiği, yoksa mermisinin bitmesi, silahın tutukluk yapması, mağdurun kaçması ya da araya üçüncü şahısların girmesiyle mi durmak zorunda kaldığı kastın belirlenmesinde belirleyici role sahiptir.
- Olay Sonrası Failin Sergilediği Tutum ve Davranışlar: Saldırının ardından failin eyleme devam etme fiziki imkânı varken kendiliğinden bırakıp bırakmadığı, mağduru kanlar içinde terk edip kaçması veya aksine sağlık ekiplerine haber verip tampon yaparak kanamayı durdurmaya çalışması eylemin hukuki vasfını doğrudan etkiler.
3. Delillerin Değerlendirilmesi ve İspat Standartları
Ağır ceza yargılamasında şüpheden sanık yararlanır ilkesi geçerli olup, öldürme kastının hiçbir tereddüde yer bırakmayacak kesinlikte ispatlanması gerekir. İspat sürecinde maddi vakıalar şu teknik delillerle aydınlatılır:
3.1. Adli Tıp Kurumu (ATK) Raporları ve “Hayati Tehlike” Kavramı
Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında mağdur hakkında düzenlenen hekim raporlarında geçen “Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durumdur” ibaresi tek başına kasten öldürmeye teşebbüs suçunun varlığı için yeterli sayılmaz. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, meydana gelen yaralanmanın hayati tehlike oluşturması, eylemin TCK m. 87 kapsamında “Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama” olarak kalmasını da doğurabilir. Tıbbi raporlar ile fiilin işleniş koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Basit Tıbbi Müdahale (BTM) ile giderilebilir hafif yaralanmalarda ise -silahın tutukluk yapması gibi istisnalar hariç- kural olarak öldürme kastı kabul edilmez.
3.2. Balistik, Atış Mesafesi ve Kriminal İncelemeler
Ateşli silahların kullanıldığı olaylarda kriminal laboratuvarlar tarafından tanzim edilen uzmanlık raporları davanın temelini teşkil eder:
- Atış Mesafesi Tespiti: Elbise ve cilt üzerinde yanık, is ve barut artıklarının varlığı incelenerek atışın “bitişik”, “bitişiğe yakın” veya “uzak atış” mesafesinden yapıldığı belirlenir.
- Giriş-Çıkış Açıları ve Mermi Yolu: Mermi çekirdeğinin vücuttaki seyri, failin doğrudan hayati organları hedef alıp almadığını ya da atışın yerden veya duvardan sekerek (rikole) mağdura isabet edip etmediğini teknik olarak ortaya koyar.
- El Svapları (GSR İncelemesi): Failin ve mağdurun el svaplarındaki antimon, baryum ve kurşun artıkları, silahı ateşleyen kişinin tespitinde kullanılır.
4. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezası ve Yasal İndirimler
TCK sistematiğinde teşebbüs halinde ceza, tamamlanmış suçun cezasından belirli oranlarda indirilerek tayin edilir. Cezanın bireyselleştirilmesinde kanunda öngörülen matematiksel basamaklar titizlikle uygulanır.
4.1. Basit Kasten Öldürmeye Teşebbüs Cezası (TCK m. 81 yollamasıyla TCK m. 35/2)
TCK m. 81 uyarınca kasten bir insanı öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Eylemin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, TCK m. 35/2 gereğince müebbet hapis cezası yerine fail hakkında 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
4.2. Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs Cezası (TCK m. 82 yollamasıyla TCK m. 35/2)
Eylemin TCK m. 82’de sayılan nitelikli hallerden biriyle (tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek, altsoy veya üstsoya, eşe veya boşandığı eşe, kardeşine karşı, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiye karşı, kadına karşı, kamu görevlisine görevinden dolayı vb.) işlenmesi halinde tamamlanmış suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Bu suçun teşebbüs aşamasında kalması halinde ise fail hakkında 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasına hükmedilir.
4.3. Teşebbüs İndiriminde Hakimin Takdir Yetkisi: Taban-Tavan Kriteri
Hakim, cezanın alt sınırı ile üst sınırı arasında (9-15 yıl veya 13-20 yıl) takdir yetkisini kullanırken keyfi davranamaz. Yargıtay’ın denetim kriteri “meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı” ilkesidir. Failin eylemi sonucunda:
- Mağdur ağır hayati tehlike geçirmiş, birden fazla ameliyatla ölümden dönmüş veya neticeye son derece yaklaşılmışsa ceza üst sınıra (15 veya 20 yıla) yakın belirlenir.
- Failin eylemi henüz icranın başında kesilmiş, mağdura hiç isabet etmemiş veya çok hafif bir sıyrıkla atlatılmışsa ceza alt sınıra (9 veya 13 yıla) yakın tutulur.
4.4. Cezayı Etkileyen Diğer Hukuki Sebepler
- Haksız Tahrik İndirimi (TCK m. 29): Mağdurdan kaynaklanan haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suçun işlenmesi durumunda cezada 1/4’ten 3/4’e kadar indirim uygulanır.
- Takdiri İndirim / İyi Hal (TCK m. 62): Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki pişmanlık içeren davranışları lehine takdiri indirim sayılarak ceza 1/6 oranında indirilebilir.
- Meşru Müdafaa ve Sınırın Aşılması (TCK m. 25/1, m. 27/2): Kendisine veya bir başkasına yönelen haksız ve devam eden bir saldırıyı defetmek amacıyla orantılı güç kullanan kişiye ceza verilmez. Savunmada sınırın mazur görülebilecek bir korku, telaş veya şaşkınlıktan ötürü aşılması halinde de ceza tayinine yer olmadığına karar verilir.
5. Teşebbüse Özgü İstisnai Kurumlar: Gönüllü Vazgeçme ve İşlenemez Suç
5.1. Gönüllü Vazgeçme (TCK m. 36)
Fail, icra hareketlerine başladıktan sonra hiçbir dış engel bulunmaksızın, kendi serbest iradesiyle icra hareketlerini devam ettirmekten vazgeçerse veya icra hareketleri tamamlandıktan sonra neticenin meydana gelmesini bizzat önlerse (örneğin mağduru derhal hastaneye götürerek hayatını kurtarırsa), kasten öldürmeye teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz. Bu duruma ceza hukukunda “altın köprü” denir. Ancak failin o ana kadar gerçekleştirdiği eylemler başlı başına bir suç oluşturuyorsa (örneğin kasten yaralama veya 6136 sayılı Kanuna muhalefet), yalnızca bu tamamlanmış suçlardan cezalandırılır.
5.2. Etkin Pişmanlık Uygulanamazlığı
Ceza hukukunda etkin pişmanlık hükümleri yalnızca kanunda açıkça düzenlenen suç tipleri (hırsızlık, dolandırıcılık, uyuşturucu vb.) için geçerlidir. TCK’da kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçları bakımından etkin pişmanlık hükümleri öngörülmemiştir. Failin suç tamamlandıktan veya teşebbüs engellendikten sonraki pişmanlığı yalnızca TCK m. 62 kapsamında takdiri indirim sebebi olarak değerlendirilebilir.
5.3. İşlenemez Suç (Elverişsiz Teşebbüs)
Suçun maddi konusunun veya kullanılan vasıtanın mutlak elverişsizliği halinde işlenemez suç söz konusu olur. Çoktan vefat etmiş bir kişiye ateş edilmesi (maddi konunun yokluğu) veya hiçbir atış kabiliyeti ve kinetik enerjisi bulunmayan bozuk bir aletle öldürme eylemine girişilmesi hallerinde fiil hukuken suç oluşturmaz ve ceza verilemez.
6. Yargılama Usulü, Görevli Mahkeme ve Koruma Tedbirleri
Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, kamu düzenini en üst seviyede ilgilendiren ağır suçlar kategorisinde yer aldığından sıkı usul kurallarına tabidir.
6.1. Soruşturma Usulü ve Kamu Davası
Suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı değildir. Cumhuriyet Başsavcılığı suç ihbarını veya şikâyeti aldığı anda re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlatır. Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi kamu davasını düşürmez. Bu suç tipi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 253 gereğince kesinlikle uzlaştırma kapsamında değildir.
6.2. Görevli ve Yetkili Mahkeme
- Görevli Mahkeme: 5235 sayılı Kanun‘un 12. maddesi uyarınca kasten öldürme ve bu suça teşebbüs davalarına bakmakla görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesidir.
- Yetkili Mahkeme: CMK m. 12 genel yetki kuralı gereğince yargılamaya yetkili mahkeme, son icra hareketinin yapıldığı yer ağır ceza mahkemesidir.
6.3. Tutuklama Tedbiri (CMK m. 100)
Kasten öldürme ve nitelikli halleri, CMK m. 100/3 kapsamında sayılan “Katalog Suçlar” arasındadır. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması halinde şüpheli veya sanık hakkında kanunen tutuklama nedeni var kabul edilir. Bu dosyalarda adli kontrol tedbirleri (ev hapsi, imza yükümlülüğü) kovuşturmanın ancak ilerleyen aşamalarında, delillerin büyük oranda toplanması ve suç vasfının yaralamaya dönüşme ihtimalinin doğması durumunda gündeme gelebilmektedir.
6.4. Kanun Yolları Başvuru Süreleri (İstinaf ve Temyiz)
7499 sayılı Kanun ile ceza muhakemesinde yapılan temel usul değişiklikleri doğrultusunda, ağır ceza mahkemesi kararlarına karşı Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yoluna ve ardından Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvuru süresi; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftadır. Sürenin kaçırılması kararın kesinleşmesine yol açar.
6.5. Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücreti
CMK m. 324 ve devamı uyarınca, yargılama boyunca yapılan adli tıp mütalaa giderleri, keşif, bilirkişi ücretleri ve tebligat masrafları sanığın mahkûmiyeti halinde sanıktan tahsil edilir. Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) gereğince maktu vekâlet ücreti sanığa yükletilir. Sanığın beraati halinde ise tüm yargılama giderleri Hazine üzerinde bırakılır.
7. İnfaz Rejimi ve Alternatif Yaptırımlara Kapalılık
Kasten öldürmeye teşebbüs mahkûmiyetlerinde hükmolunan hapis cezaları, infaz hukuku bakımından katı kurallara bağlanmıştır:
- Koşullu Salıverilme Oranı: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında kasten öldürme ve teşebbüs suçlarında koşullu salıverilme oranı 2/3 olarak uygulanır.
- HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası Engeli: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (CMK m. 231) ve Cezanın Ertelenmesi (TCK m. 51) kurumları ancak 2 yıl veya daha az süreli hapis cezalarında uygulanabilir. Teşebbüs halinde dahi alt sınır 9 yıldan başladığından bu kurumların uygulanması yasal olarak imkânsızdır. Aynı gerekçeyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi (TCK m. 50) söz konusu olamaz.
8. Mağdurun (Katılan) Hakları ve Maddi-Manevi Tazminat Davası
Suçtan zarar gören mağdur, ceza davasında CMK m. 237 uyarınca “katılan” sıfatı alarak savcının yanında taraf konumuna geçebilir; delil toplanmasını talep edebilir, kararı istinaf ve temyiz edebilir.
Bunun yanı sıra mağdur, haksız fiilden kaynaklanan zararlarını gidermek üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49, 53 ve 54 uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde bağımsız bir maddi ve manevi tazminat davası açabilir:
- Maddi Tazminat: Tüm hastane, tedavi, ameliyat, ilaç, bakım ve protez giderleri ile yaralanma nedeniyle uğranılan geçici veya sürekli iş göremezlik (maluliyet / efor kaybı) zararları talep edilir.
- Manevi Tazminat: TBK m. 56 uyarınca mağdurun maruz kaldığı dehşet, fiziksel acı ve psikolojik sarsıntının hafifletilmesi amacıyla olayın ağırlığıyla orantılı manevi tazminata hükmedilir.
9. Dava Zamanaşımı Süreleri (TCK m. 66)
Kasten öldürmeye teşebbüs suçu belirli zamanaşımı sürelerine tabidir. Zamanaşımı süresi suçun tamamlanmış haline göre değil, teşebbüs hali de gözetilerek kanunda öngörülen tavan cezalara göre hesaplanır:
- Basit Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK m. 81 + 35): TCK m. 66/1-c gereğince asli dava zamanaşımı süresi 15 yıldır.
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK m. 82 + 35): TCK m. 66/1-b gereğince asli dava zamanaşımı süresi 20 yıldır.
- TCK m. 67 uyarınca zamanaşımını kesen işlemlerin (sanığın sorgusu, iddianame düzenlenmesi, mahkûmiyet hükmü vb.) varlığı halinde olağanüstü zamanaşımı süresi, asli sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir.
10. Karşılaştırmalı Hukuki Nitelendirme Tablosu
| Suç Tipi | Mevzuat Maddesi | Failin Kastı | Temel Ceza Aralığı | Görevli Mahkeme |
|---|---|---|---|---|
| Kasten Öldürmeye Teşebbüs | TCK m. 81 / TCK m. 35 | Öldürme Kastı (Netice gerçekleşmemiş) | 9 Yıldan 15 Yıla Hapis | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Nitelikli Öldürmeye Teşebbüs | TCK m. 82 / TCK m. 35 | Nitelikli Öldürme Kastı | 13 Yıldan 20 Yıla Hapis | Ağır Ceza Mahkemesi |
| Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama | TCK m. 87/1-2 | Yaralama Kastı (Hayati tehlike doğmuş) | TCK 86 cezası 1-2 kat artırılır | Asliye Ceza / Ağır Ceza |
| Kasten Yaralama (Basit / Nitelikli) | TCK m. 86 | Yaralama Kastı (Vücuda acı verme) | 4 Aydan 3 Yıla (Nitelikli: 1.5 kat) | Asliye Ceza Mahkemesi |
| Silahla Tehdit | TCK m. 106/2-a | Korku ve Panik Yaratma Kastı | 2 Yıldan 5 Yıla Hapis | Asliye Ceza Mahkemesi |
11. Sıkça Sorulan Sorular
Mağdur şikâyetinden vazgeçerse kasten öldürmeye teşebbüs davası düşer mi?
Hayır, düşmez. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu TCK kapsamında re’sen (savcılık tarafından kendiliğinden) takip edilen ağır cezalık suçlardandır. Mağdur şikâyetini geri çekse veya sanığı affettiğini beyan etse dahi kamu davası düşmez; yargılama devam eder ve şartları oluşmuşsa ceza verilir.
Suç aleti (silah veya bıçak) ele geçirilemezse fail yine de bu suçtan ceza alır mı?
Evet, ceza alabilir. Suç aletinin ele geçirilememesi davanın düşmesine sebep olmaz. Mağdurun adli muayene raporları, tanık anlatımları, kamera kayıtları, olay yerindeki kovan veya deforme çekirdekler gibi yan delillerle aletin öldürmeye elverişli olduğu kanıtlandığı takdirde mahkûmiyet kararı verilebilir.
Yaralanmanın basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilir olması öldürmeye teşebbüsü engeller mi?
Kural olarak engeller; ancak failin kastı ve eylemin kesilme nedeni burada belirleyicidir. Örneğin fail, mağdurun kafasına ateş etmiş ancak kurşun sıyırıp geçmişse veya silah ikinci atışta tutukluk yapmışsa, yara BTM ile giderilebilir olsa dahi eylem kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilir.
Kasten öldürmeye teşebbüs davası kasten yaralamaya nasıl çevrilir?
Suç vasfının değişmesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 7 kriterinin savunma makamınca somut delillerle ortaya konulmasıyla mümkündür. Failin atış olanağı varken hayati olmayan bölgeyi hedef alması, eyleme kendi iradesiyle son vermesi ve öldürmeyi gerektiren köklü bir husumetin bulunmadığının ispatlanması durumunda mahkeme suç vasfını TCK m. 86 veya m. 87 kasten yaralama olarak tayin edebilir.
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda tutukluluk süresi en fazla ne kadardır?
CMK m. 102/2 gereğince ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresi en çok 2 yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; ancak uzatma süresi toplamda 3 yılı geçemez (toplam azami sınır 5 yıldır).
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda ceza ertelemesi veya adli para cezasına çevirme mümkün müdür?
Hayır. Kanuna göre cezanın ertelenmesi veya adli para cezasına çevrilmesi ancak 2 yıl ve daha az süreli hapis cezalarında söz konusu olabilir. Kasten öldürmeye teşebbüste yasal ceza alt sınırı 9 yıldan başladığı için bu lehe hükümlerin uygulanması hukuken mümkün değildir.
