Boşanma Davası Nerede Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme Rehberi

Evlilik birliğini hukuki olarak sonlandırma sürecine giren eşlerin, dava açmadan önce cevabını araması gereken ilk ve en temel usul sorusu “Boşanma davası nerede açılır?” sorusudur. Hukuk sistemimizde bir davanın doğru yerde ve doğru makamda açılması, uyuşmazlığın esasına girilmeden önce çözülmesi gereken yasal bir ön şarttır.

Medeni yargıya tabi olan boşanma uyuşmazlıklarının hangi mahkemede görüleceği konusu, Görevli Mahkeme ve Yetkili Mahkeme olmak üzere iki ayrı usul kuralı çerçevesinde incelenir. “Görev”, davanın konusuna göre hangi mahkemenin bakacağını belirlerken; “Yetki”, davanın coğrafi olarak hangi il veya ilçe adliyesinde çözümleneceğini ifade eder. Yanlış mahkemede açılacak bir boşanma davası, yargılamayı aylar hatta yıllarca uzatabileceği gibi, davacının usuli ret kararı sebebiyle yargılama giderlerine mahkum olmasına da sebep olabilir.

Bu kapsamlı içerikte, İşleyen Hukuk Bürosu olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümleri ışığında boşanma davalarında yetki ve görev kurallarını, babaevine dönen eşin hukuki durumunu, yetki itirazının usullerini ve konuya dair emsal Yargıtay kararlarını tüm hukuki detaylarıyla ele alıyoruz.

Boşanma Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?

Türk hukuk sisteminde aile hukuku kaynaklı uyuşmazlıkların uzman mahkemelerce çözülmesi esastır. Bu doğrultuda, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun uyarınca; boşanma davalarında görevli mahkeme kesin olarak Aile Mahkemeleridir.

Bulunduğunuz Yerde Aile Mahkemesi Yoksa Dava Nerede Açılır?

Ülkemizdeki her ilçe adliyesinde teşkilatlanmış müstakil bir Aile Mahkemesi bulunmayabilir. Bu hukuki fiiliyat, dava açma hakkını engellemez. Aile Mahkemelerinin kurulmadığı yargı çevrelerinde, boşanma davalarına Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri, “Aile Mahkemesi sıfatıyla” bakmakla görevlidir.

  • Kamu Düzenine İlişkinlik: Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin bir husustur. Bu nedenle, mahkeme hakimi önüne gelen dosyada görevli olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden (re’sen) araştırmak zorundadır. Görev itirazı davanın her aşamasında ileri sürülebilir.
  • Sıfat Unsurunun Önemi: Aile Mahkemesi bulunmayan bir yerde davanıza bakan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin, yargılama işlemlerini ve nihai kararı mutlaka “Aile Mahkemesi sıfatıyla” vermesi gerekir. Kararın genel mahkeme sıfatıyla verilmesi, Yargıtay nezdinde doğrudan ve mutlak bir bozma nedenidir.
  • Görevsizlik Kararı: Eğer dava görevli olmayan başka bir mahkemede açılmışsa, mahkeme davanın reddine karar vermeyip görev yönünden “görevsizlik kararı” verecektir.

Boşanma Davasında Yetkili Mahkeme Neresidir?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) madde 6 uyarınca genel yetki kuralı, davanın açıldığı tarihte “davalının yerleşim yeri” mahkemesidir. Ancak kanun koyucu, boşanma davasının doğası ve eşlerin korunması ilkesi gereği, bu davalara özgü özel bir yetki kuralı ihdas etmiştir.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 168. maddesine göre, boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme iki seçenekli olarak düzenlenmiştir:

  1. Eşlerden birinin yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesi.
  2. Davadan önce eşlerin son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi.

Bu yasal düzenleme ile boşanma davası açacak olan kişiye (davacıya) bir seçim hakkı verilmiştir. Davacı, süreci dilerse kendi ikametgahında, dilerse davalı eşinin ikametgahında, dilerse de ayrılmadan önce son altı ay birlikte yaşadıkları yerin adliyesinde başlatabilir. Ayrıca davacı kendisi yerleşim yerini değiştirmiş ise yeni yerleşim yerinde de dava açabilir.

Yerleşim Yeri (İkametgah) Nasıl Belirlenir?

TMK Madde 19 uyarınca yerleşim yeri; “bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir” ve bir kimsenin aynı zamanda birden çok yerleşim yeri olamaz.

Uygulamada sıklıkla karşılaşılan yanılgı, MERNİS (e-Devlet) adresinin mutlak surette yetkili mahkemeyi belirlediği inancıdır. Oysa 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu madde 7/g uyarınca, aile kütüğündeki kayıtlı adres sadece yasal bir karinedir ve bu karine aksi ispat edilene kadar geçerlidir. Nüfus kaydınız bir şehirde olsa dahi, fiilen iş veya yaşam gayesiyle başka bir şehirde “sürekli kalma kastıyla” bulunuyorsanız, davanızı fiilen yaşadığınız yerin mahkemesinde açabilirsiniz. Muhtarlıktan alınan belgeler tek başına yerleşim yerini ispatlamaz; fiili durumun tanık veya fatura gibi sair delillerle de desteklenmesi gerekebilir. Dava açıldıktan sonra yerleşim yerinin değiştirilmesi yetki meselesine etki etmez.

Son 6 Ay Birlikte Oturma Şartı

Kanun, yerleşim yerini değiştiren eşlerin veya ortak konutta kalan eşin dava açmasını kolaylaştırmak adına, ayrılık öncesi “son 6 ay aralıksız birlikte oturulan yeri” de yetkili kılmıştır. Buna göre dava açacak eş, en son aralıksız 6 ay nerede yaşadıklarını tespit edip davayı o yerde açabilir. Bu noktada sürenin kesintisiz olması önemlidir. Eğer eşler evlendikten sonra yalnızca 3 ay aynı evde yaşayıp ayrılmışlarsa, altı aydan beri birlikte oturma şartı gerçekleşmediği için bu bende dayanılarak yetkili mahkeme tespiti yapılamaz.

Babaevine Dönen Eş Boşanma Davasını Nerede Açar?

Çekişmeli boşanma süreçlerinde, ortak hayatın çekilmez hale gelmesiyle birlikte genellikle eşlerden biri ortak konutu terk ederek farklı bir şehirde yaşayan ailesinin yanına (babaevine) dönmek durumunda kalmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun (06.06.2007 T. 2007/331 E., 2007/332 K.) yerleşik içtihadı ile bu durum hukuki bir çözüme kavuşturulmuştur. İlgili karara göre; eşinden ayrı yaşamak durumunda kalan, adına kayıtlı taşınmazı bulunmayan ve hayatın olağan akışı gereği sığınabileceği başkaca bir yeri olmayan eşin, babaevine dönmesi ve bu ili “yeni yerleşim yeri” olarak tesis etmesi hukuka uygundur.

Bu emsal karar sayesinde, maddi durumu yetersiz olan bir taraf, diğer eşin bulunduğu şehre gidip ek masraflar yapmak mecburiyetinden kurtarılmış; davasını doğrudan sığındığı ailenin bulunduğu yeni şehrin Aile Mahkemelerinde açabilme hakkına kavuşmuştur.

Yargıtay Kararları Işığında Boşanmada Yetki Kuralları

Mahkemelerin yetki uyuşmazlıklarına ilişkin olarak Yargıtay’ın güncel ve yerleşik içtihatları, uygulamanın yönünü netleştirmektedir:

1. Babaevinin Yerleşim Yeri Sayılması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2018/1095 K.): “Eşinden ayrı yaşamak durumunda olan kadının, başka bir yerde kalma olanağı bulunmadığı takdirde babaevine dönmesi ve burasının yerleşim yeri sayılması ‘hayatın olağan akışına uygun’ düşer. Bu fiili karinenin aksinin kabulünü gerektirecek bir delil bulunmamaktadır. Davacı kadının kendi yerleşim yerinde de boşama davası açabileceği… görülmekle işin esasının incelenmesi gerekirken; yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

2. Geçici Konaklamanın Yerleşim Yeri Sayılmaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2011/11104 K.): “…Davacı kadın, mahkemedeki beyanında ise, ‘Van’da geçici olarak akrabalarının yanında kaldığını’ beyan etmiştir. Bu durumda, davacı kadının yerleşim yerinin Van olmadığı anlaşılmaktadır. Van Aile Mahkemesi… yetkili mahkeme değildir. Koca süresi içerisinde usulünce yetki ilk itirazında bulunduğu ve… Gevaş mahkemesi yetkili mahkeme olduğundan; mahkemece, yetki ilk itirazının kabulüne karar vermek gerekirken; yazılı şekilde reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.”

3. Nüfus Kaydının Tek Başına Yeterli Olmaması

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2007/15263 K.): “Dosya kapsamı ve tüm delillerden davacı kadının evlilik öncesi, evliliğin devamı ve ayrılık süresince oturduğu sürekli yerleşim yerinin Ankara olduğu anlaşılmaktadır… Bu itibarla davalı tarafın mahkemenin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, tarafların nüfusa kayıtlı oldukları yerin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermesi usul ve yasaya aykırıdır.”

4. 6 Aylık Birlikte Oturma Süresinin Kesintisizliği

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2007/16188 K.): “Tarafların evlendikten sonra üç ay birlikte kaldıkları sabit olmakla, altı aydan beri birlikte oturma hususu gerçekleşmemiştir… Davacı kadının ailesinin yanında geçirdiği süre nazara alındığında Bozcaada’ya yerleşme amacıyla bulunduğunun kabulü ile davanın esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde davalının yetki itirazının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

5. Evlilik Devam Ederken Yerleşim Yerinin Değişmesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2006/5959 K.): “Davacı kadın sürekli kalma niyetiyle Erzurum’a ailesi yanına döndüğü ve kendi yerleşim yerinde boşanma davası açtığı gözetilmeden işin esasının incelenmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.”

Boşanma Davasında Yetki İtirazı Nasıl Yapılır?

Boşanma ve ayrılık davaları ile ilgili düzenlenen yetki kuralları kesin yetki kuralı değildir. Bu kuralın pratik hayattaki en önemli yansıması şudur: Mahkeme hakimi, davanın açıldığı yerin yetkisiz olduğunu düşünse dahi kendiliğinden (re’sen) yetkisizlik kararı veremez. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (2017/2673 K.) uyarınca boşanma davalarında yetki kamu düzenine ilişkin olmadığından mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Yetkisizlik kararının verilebilmesi için mahkemeye davalı tarafça “Yetki İtirazında” bulunulması gerekmektedir.

Yetki İtirazının Usulü ve Süresi

HMK m. 19 uyarınca yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazı “İlk İtiraz” mahiyetindedir. Davalı eşin yetki itirazında bulunurken şu katı kurallara uyması şarttır:

  • Süreye Riayet: Yetki itirazı, yasal süresi içerisinde verilecek cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır.
  • Doğru Mahkemeyi Gösterme Yükümlülüğü: Yetki itirazında bulunan taraf yetkili olan mahkemeyi açıkça bildirmek zorundadır. Birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde HMK m. 19/2 gereği yetki itirazı dikkate alınmaz.
  • Sükutun Sonucu (Yetkili Hale Gelme): Davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa; davanın açıldığı mahkeme kanun gereği yetkili hale gelir (HMK m. 19/4).

Yetkisizlik Kararı Verildikten Sonra Ne Yapılmalıdır?

Davalı tarafın itirazı neticesinde (veya mahkemece re’sen verilen görevsizlik kararı üzerine) kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkemeye başvurarak dosyanın görevli/yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Bu başvuru yapılmazsa dava açılmamış sayılır ve mahkeme resen karar verir.

HMK m. 331/2 uyarınca yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Davaya başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep üzerine davanın açıldığı mahkeme davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. Boşanma davaları maktu harca ve vekalet ücretine tabidir; boşanmanın eki (fer’i) niteliğindeki maddi-manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası talepleri için dava değerine göre ayrıca nispi harç ve vekalet ücreti ödenmez. Ancak boşanma davası haricinde açılan tazminat ve nafaka davalarında nispi harç alınır. (Nafaka miktarlarının tespiti konusunda bilgi almak isterseniz nafaka hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.)

Anlaşmalı Boşanma Davası Nerede Açılır?

Anlaşmalı boşanma süreci de TMK m. 168 kapsamında düzenlenen yetki kuralına tabidir. Yani eşlerden birinin ikametgahında ya da son 6 ay birlikte yaşanılan yerde açılabilir.

Ancak, uygulamada anlaşmalı boşanmalarda taraflar arasında hukuki bir ihtilaf bulunmadığı için davalı taraf mahkemenin yetkisine itiraz etmez. Yetki kuralı kesin yetki olmadığından ve hakim re’sen yetkisizlik kararı veremeyeceğinden; taraflar, Türkiye’deki diledikleri bir Aile Mahkemesinde bu davayı açabilmektedir. Sürecin hatasız yönetimi için bölgenizde mesleki faaliyetini yürüten bir Antalya anlaşmalı boşanma avukatından destek alınması hak kayıplarını önleyecektir.

Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)

1. Eşim başka şehirde dava açmış, benim gitmem zorunlu mu?

Eşiniz davasını sizin yerleşim yeriniz olmayan tamamen farklı bir şehirde açmışsa, oraya şahsen gitmek zorunda değilsiniz. Dava dilekçesi size tebliğ edildikten sonra usulüne uygun bir “yetki ilk itirazı” dilekçesi sunarak dosyanın kendi bulunduğunuz (yetkili) yere gönderilmesini sağlayabilirsiniz. Hukuki sürecin takibinde, bir Antalya avukat vasıtasıyla destek almak usul işlemlerinin bulunduğunuz ilden yürütülmesini sağlar.

2. 6 aylık birlikte yaşama süresi dolmadan boşanma davası açabilir miyim?

Evet, açabilirsiniz. TMK m. 168’de geçen 6 ay şartı, evliliğin süresi değil, yetkili mahkemeyi seçme imkanı sunan seçimlik bir usul kuralıdır. Evliliğiniz bu süreden kısa sürmüşse “6 aydan beri birlikte oturma” şartı gerçekleşmemiştir, ancak davanızı rahatlıkla “kendi yerleşim yerinizde (ikametgahınızda)” açabilirsiniz.

3. Çekişmeli boşanma davası nerede açılır?

Çekişmeli boşanma davaları eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır. Bu süreçte tanık dinlenmesi ve delil toplanması gibi aşamalar bulunduğundan, örneğin Antalya sınırları içerisindeki uyuşmazlıklarda bir Antalya çekişmeli boşanma avukatı ile çalışmak hukuki güvenliğinizi tesis eder.

4. Nüfusa kayıtlı olduğum (kütüğümün bulunduğu) şehirde dava açabilir miyim?

Hayır, kütüğünüzün bulunduğu yer tek başına dava açabileceğiniz yer anlamına gelmez. Nüfus kaydı bir karinedir, asıl olan o ilin sürekli kalma niyetiyle fiilen oturduğunuz yer olmasıdır. Yargıtay kararları da (Örn: 2007/15263 K.) nüfusa kayıtlı olunan yerin doğrudan yetkili mahkeme sayılamayacağını hükme bağlamıştır.

5. Yanlış mahkemede açılan davanın masraflarını kim öder?

Davalı geçerli bir yetki itirazında bulunur ve mahkeme yetkisizlik kararı verirse, dosya gönderme talebi sonrası davaya yetkili mahkemede devam edildiği takdirde yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Ancak dosya gönderme talebi yapılmaz ve dava açılmamış sayılırsa, davayı açan taraf tespit edilecek yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir.

6. Geçici olarak arkadaşımda kalıyorum, burada dava açabilir miyim?

Geçici barınma halleri yerleşim yeri tesis etmez. Yargıtay (2011/11104 K.) içtihatlarına göre geçici olarak akrabada/arkadaşta kalınması sürekli kalma niyeti taşımadığından, bu yer mahkemesi yetkili sayılamaz.

7. Şehir dışındaki davanın takibi için boşanma avukatı tutmak şart mı?

Türk hukukunda davaları avukatla takip etme zorunluluğu yoktur. Ancak usul hukuku (yetki itirazı, süreler, HMK m.19 gereği doğru mahkemenin bildirilmesi şartı vb.) son derece katı şekil şartlarına bağlıdır. Bu sürelerin kaçırılması davanın kaybedilmesine yol açabileceğinden, sürecin bir Antalya boşanma avukatı desteğiyle yürütülmesi tavsiye edilir.

Boşanma hukuku alanında yetki, görev ve usul kurallarına ilişkin tüm uyuşmazlıkların çözümünde; davanın doğru zeminde açılması telafisi imkansız zararları önler. Sürecinizle ilgili profesyonel hukuki destek almak ve sorularınızı yöneltmek için iletişim sayfamız üzerinden büromuzla irtibata geçebilirsiniz.

Picture of Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen

Av. Mustafa İşleyen, 2006 yılında Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuş, 2009 yılında Antalya Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık mesleğine başlamıştır. 2015 yılında kurduğu İşleyen Hukuk Bürosu bünyesinde; kamu ve özel hukuk alanlarında hukuki faaliyetlerini sürdürmektedir.
İletişim & Randevu İŞLEYEN HUKUK BÜROSU
error: Content is protected !!
Antalya Avukat Mustafa İşleyen-İşleyen Hukuk ve Danışmanlık logosu